Cerence
@cerence
İnceleme
21g
Oblomovka sahillerinden selamlar


Yok ya evde uzanmış yatıyorum öyle. Zahar'a seslendim seslendim gelmedi. Ya evet benim çorabıma varana kadar giydirecek bir uşağım yoktu. Oblomov kadar tembel olabilmek için biraz da zengin olmak gerekiyor.

Hayatımın değişmeyen roman kahramanları üç erkek var. Ta ilkokul sıralarında tanıştım kendileriyle. Bunlardan biri Oblomov.
Her yıl düzenli buluşurum kendileriyle. Özlerim, ruhum çeker, damarlarımdan oblomovluk geçer. Kitabım okunmaktan eskidikçe yenisini alırım.

Oblomov'u ilk okuduğumda 10 yaşındaydım ve kendisi için "ne aptal adam" sıfatını yakıştırmıştım. Yıllar sonra tekrar okuduğumda "aslında o kadar da aptal değilmiş" dedim. Ve bugün ise "Oblomov çok zeki bir adam" diyorum. Aradaki bu düşünce farklarına insanın olgunlaşması diyebiliriz herhalde.

Kitapta en beğendiğim kısımlar insanların iç ve dış dünyasının (ruhunun ve görünüşünün) en detaylı kesiti şeklinde yapılan karakterlerin kişilik analizleri oldu. Bu analizler o kadar güzel işlenmiş ki kitabı her elime alışımda Oblomov oluyorum Zahar oluyorum, Olga oluyorum. Ana tema tembel bir adam olsa da aslında Oblomov zihnini o kadar çok çalıştırıyor ki bedenen yorulup devamlı yatması garipsenmemeli.

Oblomov her ne kadar kendini Olgaya teslim etse de çalışmak ve tembellik arasında bocalayıp duran, tembelliği hayat felsefesi olmuş bir insana ne yaparsanız yapın kar etmiyor bunu daha iyi anlıyorsunuz.

Eğer bu kitabı okuyacak olursanız kesinlikle
Sabahattin Eyüboğlu veya Ergin Altay çevirisini tavsiye ediyorum. Yazar kadar çevirmen de önemli.
Oblomov
İvan Aleksandroviç Gonçarov - İletişim Yayınevi - 2024
407