O günün hissiyatını hatırlıyordu. Gece, o gün ölümün eşiğine geldiğini ve ilk aklına geleni hatırlıyordu: Rabbini, bu dünyanın geçici olduğunu ve intikamı en güzel Rabbinin alacağını… Nitekim öyle de oldu. ?O haberden ve yaptıklarından sonra çoğu gerçekten acı içindeydi. Gece, namazlarına dönmüş, Allah’ı anıyordu. Toprak, Gece’yi vuracakken Çağrı önüne geçmişti. "Allah’ım, onu bana bağışla!" cümlesi belki de en acı cümleydi; o gün ölümden beterdi. ?Gece düzelmiş ve sağlığına kavuşmuştu. O kurtlar sofrasından sağ salim çıkabilmişti. Bu enkazın arkasından onu sınıf arkadaşı Salih çıkarmıştı. Kısa sürede evlendiler ve yollarını birleştirdiler. ?Tabii bu olaylar popüler olunca Gece bir TV programına katıldı ve şu sözleri söyledi: ?"Gece, hepimizin içindeki karanlık yalnızlıktır. Bu dünya hayatı bir rüyadır. Ölümün eşiğindeyken Salih çıktı geldi, beni oradan kurtardı. Ve kötülüğümü isteyenler şu an benden beter durumda. Demek istediğim; hepimiz farklı karanlıklara hitap etsek de içimizde mutlaka gün yüzüne çıkacak bir ışık vardır. İnsanlar hakkınızda konuşabilirler ancak insanın içinde merhamet denen gölgeli bir duygu konmuştur kibirle beraber. Sakın insanlara aldanmayın..."