Karanfil Uykusu
Sevgili okur, hikâyemde gezinirken bozuk bir kasetin kırışık bandı gibi cümlelerle karşılaşacaksın, şaşırma. Bu cızırtı hoşuna gitmeyecek çoğu kez ama yine de sayfayı çevirmeye devam etmeni istiyorum....
1. Bölüm

eski mahalle

19 Okuyucu
0 Beğeni
0 Yorum
‎"Şimdi gözlerinizi kapatın ve açtığınızda nereyi hayal ediyorsanız orda olun." Bende öyle yaptım, frekansı çevirirken radyoda karşıma çıkan bu adamın sözlerini dinledim. Gözlerimi açtığımda eski mahallemizdeki küçücük evimizdeydim. "Eyvah okula geç kaldınız, uyanın hadi" diye telaşla evin içinde dolanıyordu annem. Bir yandan kağıtlarla tutuşturduğu ince odunları karıştırıyor, bir yandan elinde uzanan sobanın demiriyle bize söyleniyordu. Kalkıp buz gibi suda yüzümü yıkamak işkence gibiydi. Ellerimi ıslatıp gözlerimi ovuşturdum iyice. Adet yerini bulsun diye havluyla da kuruttum. Buz gibi havada gece yüzüme işeyen şeytanların çişi donmuştur herhalde. Daha fazlasına gerek yoktu. Koşarak odaya gittim. Sobanın ısınmaya başlayan borularına, kazağımı avuçlarıma sıkıştırıp bazen sarılıyor, bazen yanağımı yaklaştırarak ısının derecesini hissetmeye çalışıyordum.
‎"Kazağını çıkarma, önlüğü üstüne giy, hava çok soğuk, donarsın" Böyle lahana gibi giyinmekten nefret ediyordum. Okula gidene kadar iyi de okulda koşup oynarken şıpır şıpır terliyordum. Yakalıklarımızı iliklerken annem elinde bir tespsiyle odaya girdi.


‎Bizim evde kahvaltı sofralarını genelde babam kurardı. Anlaşılan babam işe gitmiş, annem uyumayı tercih etmiş ve bize de koca bir kap dolusu içine ekmek doğranmış çorba kahvaltısı kalmıştı. Bir sabah da az kaynatsa şu çorbayı olmazdı, illa yerken ya dilim yanardı ya da çiğnemeden yutmaya çalıştığım boğazım. Abimin sesi çıkmaz uslu uslu yerdi. Ablam çorba sevmiyorum diye mızmızlanırdı ama yine de kaşık üçümüzün ağzında dolanır, çanakla buluştuğunda çıkardığı tıngırtı sesini duyana kadar bu serenomi sürerdi. Annemin içi anca bu sesi duyunca rahat ederdi.

Yorum Yapın
Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Yorumlar