Yüce Akhilleus, zeki Akhilleus, ışıl ışıl Akhilleus, tanrıya benzeyen Akhilleus... Hayatlarımızı o muazzam gölgenin altında yaşıyorduk. Hakikat ne mi? Akhilleus’un hikâyesi asla bitmiyor. Erkekler nerede savaşıyor ve ölüyorsa Akhilleus’u orada bulabilirsiniz.
Şehirlerin Muhafızı, bilge tanrıça Athena bu şehri pek umursamıyordu anlaşılan. Surlar aşıldı, şehir düştü, savaşın onca zulmüne yenileri eklendi, ölenlerin yerini yenileri aldı ve savaş sona erdi. Ancak galipler tıkılıp kaldıkları sahilde mutsuzlardı. Tanrılar bu galibiyetten razı değildi belli ki. Yunan ordusu zafer sarhoşluğu içinde bu defa ganimeti paylaşma derdine düşmüştü: şan, altın, silahlar ve zırhlar, bir de biz, köleler.
Akhilleus’un ardından evlendirilip eş statüsüne yükselse de özgürlüğüne kavuşamayan Briseis geçmişi anımsamaya ve anlatmaya devam ediyor. Ne yaptıysa hayatta kalmak adına yaptı ama vicdanı yakasını bırakmıyor bir türlü.
Savaş bitmiş olsa da Troya harabelerinin gölgesinde kızlar hâlâ köle, hâlâ suskunlar. Çarpışan kılıçların, zırhların gürültüsü arasında boğulup yok olmaya yüz tutmuş sesleri Pat Barker’ın kaleminden yankılanıyor.
“Kadın düşmanı bir distopyanın ortasında gelişen coşkulu bir macera.” –The Observer
Kitap, Truva Savaşı'nın bitiminden hemen sonrasını ele alır. Truva düşmüş, şehir yağmalanmış ve erkeklerin çoğu öldürülmüştür. Hikaye, efsaneleri kahraman erkeklerin değil, savaşın asıl yükünü omuzlayan kadınların gözünden anlatıyor.
yazarın bir önceki eseri olan Kızların Suskunluğu'nun devamı niteliğindedir. Pat Barker, antik dünyayı modernize etmeden, ancak modern bir duyarlılıkla ele alarak kadınların sesini tarihin tozlu sayfalarından gün yüzüne çıkarıyor.
Alıntı
Savaş bittiğinde erkekler için her şey biter;
ama kadınlar için asıl mücadele, yani hayatta
kalma ve esaret altında kimliğini koruma
savaşı o zaman başlar."
Bazı yaralar o kadar derindir ki, çığlık atmak yerine sessizliğe bürünürler. Troyalı kadınların sessizliği, Yunan ordusunun zafer naralarından daha gürültülüydü."
"Tarihi yazanlar kazananlardır, ancak hikayeyi yaşayanlar her zaman kaybedenlerin arasındaki kadınlardır."