Seyir eden misin, seyreden mi bu alemde?Eksikliğin boş gözleriyle büyümüştü Mina...Küçük bir kızken bunu ilk fark ettiğinde, şaşırmıştı; olmayan her ne ise kalbinin orta yerinde, orada bir oyuk oluşturmuştu sanki.Bozuktu. Defoluydu. Büyüdü, genç bir kadın oldu ve bir karar verdi; Madem eksiğim ben, bu eksikliği kapatacak olan malzeme başkalarında olmalı.Onların sözleri, onların ilgisi, onların tanımları, onların yorumları…Aşklar da oldu yaşamında, kırgınlıklar, savruluşlar da... Kaybetti, ama yıkılmadı yeniden ayağa kalktı.Bir sergi açılışında Celal ile göz göze geldiği ilk an, bir tokat patlamıştı sanki yüzünde.Deli gibi çarpan kalbinin sesini duyuyor, bu gergin ama bir o kadar da gizemli erkeği izlemekten kendini alamıyordu.Mina, onu kendi dönüşümüne götürecek uzun bir yolculuğa çıkmaya hazırdı artık!
Evvela eser için psikolojik roman desem değil, anı-roman desem değil, kişisel gelişim desem değil.😉 İçerisinde bolca kişisel gelişim mesajları bulunsa da okuyucuya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Eser üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde mina isimli karakterimizin yaşadığı problemler ve yaşadığı sorunlardan bahsedilmektedir.ikinci bölümde ise; Mina'nın çöküş halinde karsilastigi Ma isimli kurtarıcı sahsiyetle tanışması ile beraber kendini toparlama sürecinden bahsetmektedir. Son bölümde ise Mina artık kendini gerçekleştirmiş bir karakterle karşımıza çıkmaktadır. Akıcı bir üslupla kaleme alınmış. Nev-i şahsına münhasır bir eser. Kesinlikle tavsiye ederim. Okuyan herkesin kendine pay çıkaracağı bölümler muhakkak olacaktır.