Puan Verin:
Roman Tema Yayınları

Mürebbiye

0 Takip
0 Beğeni
0 Okuma
303 İzlenme


Rüzgâr çıkınca denizin dalgalanacağı, tan açınca güneş doğacağı nasıl basit bir tabiat işi ise Şemi ile Sadri’nin gözlerinin karası tamamıyla kayboluncaya kadar süzgün bakışlar ile bakmalarından mürebbiye bu iki genç tarafından kendine muhabbet ilan edileceğini işte öyle anlamıştı. Hatta yalnız anlamakla da kalmayıp güzelliğinin ışığı etrafında dolaşan bu iki aşk pervanesini birbirine çarptırmadan idare edebilmek için ustaca bir de plan hazırlamıştı.

Anjel’in planı pek derindi. O kadar ki bazen en usta bir avcının bile ava çevirdiği tüfekle kendi kendini vurması gibi, kız da kendisi için yanıp tutuşanların ayakları dibine kazdığı, üzeri her biri aşkın göz aldatıcı renklerini gösteren çiçeklerle örtülü sevda çukuruna kazara kendisinin tekerlenmesinden korkuyordu. Mürebbiye gönlünde şimdilik ne Şemi ne de Sadri için bir sevgi istidadı görüyor, ikisini de sevmiyordu. Fakat sevmekten kendini alıkoyduğu kadar kendini sevdirmeye uğraşmak gibi gönül ateşbazlığının pek de tehlikesiz bir şey olmadığını çocuklara okuttuğu gramer kaidelerinden daha açık surette biliyordu. Anjel’in sevda teorisi, bu işteki maksadı bambaşka idi. Kız, mürebbiyelikten ne kazanabilecek? Ayda dört beş lira. Bu kadarcık parayı kalbinde beslediği emellerin gerçekleşmesi için hiç yeter bulmuyordu. Evlerinde mürebbiyeliğe çağrıldığı aile pek zengindi. O hizmetten alacağı parayı iki katına, üç katına, belki de dört katına çıkarmak için yalnız çocuklara gramer ve lisan okutmak değil, evdeki genç beylere aşkın en ince noktalarından dersler vermek lazım geleceğini, böylece kendine mühim bir irat yolu açabileceğini düşünmüştü.

Edebiyatımızda doğalcılığın ve gerçekçiliğin en önemli kilometre taşlarından biri olan Hüseyin Rahmi Gürpınar, sanatı, halkı yüceltmek için bir araç olarak görmüş bu nedenle üzerine gitmediği, eleştirip alay etmediği hiçbir toplumsal kurum bırakmamış, sanat yaşamı boyunca hep aklın ve mantığın yanında olmuş, eserleriyle toplumun çağdaşlaşması yolunda yobazlığa, gericiliğe, bağnazlığa, sömürücülüğe karşı savaşmıştır; bunu yaparken mizah ögesini ustaca kullanmış, İstanbul’un kenar semtlerinde, mezarlıklarında, Çingene mahallelerinde, köşklerinde, Şirket-i Hayriye vapurlarında, gazinolarında, sayfiyelerinde dolaşmış, okurlarını da dolaştırmıştır. Eserlerinde yapmacıksız bir yerlilik vardır; konak hanımefendisinden gündelikçiye, mirasyedilerden iç güveyilere, dilencilerden dadılara, kalfalara, Çingenelerden Rumlara, Ermenilere, Yahudilere kadar kimi ve neyi konu almışsa onu yerli renkleriyle betimlemesini bilmiştir.

Mürebbiye Diğer Baskıları

Farklı yayınevleri ve yıllardaki tüm baskılar

Mürebbiye
Mürebbiye
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Özgür Yayınları 2017 112 s.
Mürebbiye
Mürebbiye
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Anonim Yayıncılık 2016 175 s.
Mürebbiye
Mürebbiye
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Maviçatı Yayınları 2021 192 s.
Mürebbiye
Mürebbiye
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Dekalog Yayınları 2020 288 s.
Mürebbiye
Mürebbiye
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Kapı Yayınları 2019 200 s.
Mürebbiye
Mürebbiye
Hüseyin Rahmi Gürpınar
İş Bankası Kültür Yayınları 2022 176 s.
Mürebbiye
Mürebbiye
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Bilge Kültür Sanat 2015 208 s.
Mürebbiye
Mürebbiye
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Mühür Kitaplığı 2017 202 s.
Mürebbiye
Mürebbiye
Hüseyin Rahmi Gürpınar
İthaki Yayınları 2022 216 s.
Mürebbiye
Mürebbiye
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Tema Yayınları 2022 176 s.
Mürebbiye
Mürebbiye
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Salkımsöğüt Yayınları 2023 159 s.
Mürebbiye
Mürebbiye
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Bilgi Yayınevi 2020 208 s.
Mürebbiye
Mürebbiye
Hüseyin Rahmi Gürpınar
İnkılap Kitabevi 2023 208 s.
Mürebbiye
Mürebbiye
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Puslu Yayıncılık 2019 224 s.