“Bağırtı ve coşkunluk içinde birçok kafile geçiyor. Hep gölgeli sessizlikte ve onların arkasında duracak yalnız sen misin? Ve bekleyecek, ağlayacak, nafile bir arzu ile kalbini yıpratacak yalnız ben miyim?
“Eğer gün bittiyse; eğer kuşlar artık terennüm etmiyorsa, eğer rüzgarın esmesi dindiyse, dünyayı uyku örtüsüyle kapladığın ve karanlıkta eğilen nilüfer çiçeğinin yapraklarını nazikçe kapattığın gibi, benim de üstüme karanlığın kalın perdesini öyle çek.”
“Sen beni her zaman reddedip, zayıf şüpheli arzuların tehlikesinden kurtararak günden güne senin tarafından kabul edilmeye layık bir hale getiriyorsun.”