İşte kader hep böyle muamele eder bizlere, hemen arkamızdadır, iyice sokulmuştur, hatta biz kendi kendimize söylenirken, her şey bitti, hepsi bu kadar, ama kimin umurunda, elini uzatmıştır omuzumuza dokunmak için.
(...)şimdi hepimiz eşitiz, hem iyinin karşısında hem de kötünün, lütfen bana neyin iyi, neyin kötü olduğunu sormayın, körlüğün bir istisna olduğu zamanlarda bir eyleme geçmek zorunda kaldığımız her defasında iyiyle kötüyü bilirdik, doğru ve yanlış bizim sadece başkalarıyla olan ilişkimizi anlamamızın farklı yollarıdır (...)
Düşünsene, bir zamanlar gözü kapalı inip çıkabildiğin merdiven bu, basmak kalıp sözler böyledir işte, anlamin içerdiği bin türlü inceleye karşı duyarsızdırlar, mesela bu söz, gözlerini kapatmakla kör olmak arasındaki farkı yok sayıyor.