gürkan kırkıcı

@guerkan
Üye
trip Yardımcı, araştırmacı
location_on İstanbul
calendar_month Nisan 2026 tarihinde katıldı
Alıntılar
gürkan kırkıcı
#Edebiyat - @guerkan
Alıntı
3s
"Merhaba, yenisin galiba?"
Berrak bir kız sesiydi, yanına yaklaştığını duymamıştı Beer.
"Evet, biraz önce geldim. Adım Beer Ligthart."
"Benim adım da Tinka."
"Yanımda da Molly var, yuvadan. Ben liseye gidiyorum."
"Sen ağladın mı?" diye sordu Molly.
"Hayır," yanıtını verdi Beer.
"Ben ağlamıştım. Hem de çok ağlamıştım."
"Burada durduğumu nasıl bildin?" diye sordu merakla.
"Görebiliyor musun sen?"
"Henüz biraz görebiliyorum," yanıtını verdi Tinka; Beer kızın sesine hayran kalmıştı.
"Önce çok iyi göremeyen çocukların eğitim gördüğü bir okula gidiyordum. Fakat gözlerim giderek kötüleşti O nedenle buraya geldim. Altı aydır buradayım."
"Burası hoşuna gidiyor mu ?"
"Hem de nasıl. Ama alışmam için bir süre geçmesi gerekti. Her şey evdekinden çok farklı. Ama biliyor musun insan daha sonra yararlanabileceği birçok şey öğreniyor burada."

Müdür geri dönüp onu aldığı için üzülmüştü Beer, Tinka ile bir süre daha konuşmak istiyordu çünkü.

"Hoşça kal Beer," dedi Tinka. "Eminim artık sık sık karşılaşırız."
"Kesinlikle," dedi Beer. Böyle olmasını umut ediyordu.

Müdür ve Beer oyun alanından geçip ana binanın hemen yanındaki bir eve girdiler, Beer'in odası buradaydı.

En kötüsünü atlattım diye düşündü. Önünde uzanan, onu geleceğe götürecek yolu görüyordu. İkinci evinin kapısından içeri girdiğinde bu yolda ilk adımını atmış oldu.

Tinka, hoş bir isim diye düşünüyordu.
Hayatı Sevmeye Devam Et
Jaap Ter Haar - Can Çocuk Yayınları - 2021
198
gürkan kırkıcı
#Edebiyat - @guerkan
Alıntı
3s
"Oleg, bekle!"
Oleg arkasına döndü. Nadya arkasından koşuyordu. Nadya ağabeyinin ayakkabılarını giymişti, bunlar ona çok büyük geliyordu. Kızın nefesi, çenesinin üstüne kadar çektiği yün kaşkolunun üstüne bembeyaz yapışmıştı.
Oleg karşılaştıklarına sevindi. Böylece aşevine kadar olan uzun yolu tek başına yürümesi gerekmeyecekti. Belki Nadya ile, annesi hakkında konuşabilirdi. Nadya sonuçta Oleg'den iki yaş büyüktü. Oleg, Nadya'yı, ayaklarında birer kayık gibi duran bu büyük ayakkabılardan dolayı biraz kızdırmak istiyordu. Ama ona baktığında sözlerini hemen yuttu. Nadya'nın yüzü ölü gibi solgun ve kederliydi, sanki korkunç bir şey olmuş gibiydi. Gözyaşları yanaklarından akıp yün kaşkola damlıyordu. Ağlıyor muydu? Yoksa bıçak gibi kesen rüzgârdan dolayı gözleri mi yaşarıyordu?
Oleg hiçbir şey sormadı. Karla hafif kaplı enkaz yığınlarının arasındaki patikada birlikte yürümeye başladılar.
"Umarım bugün yiyecek doğru düzgün bir şey vardır," dedi Oleg. Hoş bir şey söylemişti, ama aklına başka bir şey gelmemişti.
"Herhâlde yine pancar çorbasıdır," diye yanıt verdi Nadya.
"Belki birkaç gün sonra, eğer göl donar ve kamyonlar yine giderse, daha iyi yemekler yiyebiliriz."
"Birkaç gün uzun bir süre değil." Oleg şapkasının altından gözlerini kaldırıp belli etmeden Nadya'ya baktı. Yüzü hâlâ deminki gibi kederliydi.
"Birkaç gün çabucak geçer."
"Ama sürekli don olması gerekir," diye yanıt verdi Nadya.
"Arada buzlar erirse pek fazla yiyecek bekleyemeyiz."

* Ladoga Gölü'nün donması erzak sevkiyatını mümkün kılmaktadır. *
Oleg ya da Kuşatma Altındaki Şehir
Jaap Ter Haar - Can Çocuk Yayınları - 2021
214