Hayat dediğin üç buçuk günlük ömrümüzü kendimize zehir etmemek için ne mazideki hayatımıza ve kaçırdığımız fırsatlara ne de istikbalin olmayacak hülyalarına kulak asmayarak bu günümüze hapsolup yaşamalıyız
Fakat içimde öyle bir şeytan var ki bana her zaman istediğimden büsbütün başka şeyler yaptırıyor onun elinden kurtulmaya çalışmak boş yalnız ben değil hepimiz onun elinde bir oyuncağız...
Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali'nin okuduğumen güzel eseri ! Roman, Raif Efendi'nin Almanya'da yaşadığı imkansız aşkın hikayesini anlatıyor. Raif Efendi, sanat galerisinde gördüğü Kürk Mantolu Madonna tablosuna hayran kalır ve tablonun modeli Maria Puder'e aşık olur.
Romanın en çarpıcı yönlerinden biri, Raif Efendi'nin iç dünyasını anlatması. O, dışarıdan sıradan biri gibi görünse de, içinde büyük bir duygusal derinlik taşıyor. Maria Puder ise özgür ruhlu, bağımsız bir kadın olarak karşımıza çıkıyor.
Kürk Mantolu Madonna, aşk, yalnızlık ve içe dönüklük gibi temaları içinde barındırıyor. Roman sade,akıcı ve anlatımı etkileyici. Eğer duygusal, psikolojik bir roman okumak isterseniz, Kürk Mantolu Madonna tam sana göre!
İnsanlara karşı duyduğum şüphe, kin derecesine çıktı. Bana yaklaşmak isteyenlerden kaçtım. Kendime en yakın bulduğum veya bulacağımı zannettiğim insanlardan en çok korkuyordum
Bir insana bir insan herhalde yeterdi. Fakat o da olmayınca ? Her şeyin bir hayal, aldatıcı bir rüya, tam bir vehim olduğu meydana çıkınca ne yapılabilirdi ?
Hayatta yalnız kalmanın esas olduğunu hala kabul etmiyor musunuz.Bütün yakınlaşmalar bütün birleşmeler yalancıdır insanlar ancak muayyen bir hadde kadar birbirlerine sokulabilirler. Üst tarafını uydururlar ve günün birinde hatalarını anlayınca yeislerinden her şeyi bırakıp kaçarlar.
Yaşamak tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantıkla akıp gidişini seyrederek yaşamak,herkesten daha çok daha kuvvetli yaşadığını Bir ana bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak... Ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek, onu bekleyerek yaşamak...
Kendilerine ne kadar fazla ve ne kadar aptalca güvenliklerini fark etmemek için kör olmak lazım. Herhangi bir şekilde talepleri reddedildiği zaman düştükleri şaşkınlığı görmek küstahça gururlarını anlamak için kafidir. Kendilerini daima bir avcı bizi zavallı birer av olarak düşünmekten asla vazgeçmiyorlar. Bizim vazifemiz sadece tabi olmak, itaat etmek, istenilen şeyleri vermek... Biz isteyemeyiz, kendiliğimizden bir şey veremeyiz... Ben bu ahmakça ve küstahça erkek gururundan tiksiniyorum.
Hayatı biraz pembe görmeye başladığımı fark ettim kendimi ne kadar manasız şeylerle üzdüğümü anlıyor bütün kabahati hayal perestliğimde kendi içime kapanıp kuruntu yapmamda buluyordum.
Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde İlk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatıyla öteye geçiveriyoruz
İskender Pala eserde dilin şiirselliği ve anlatımın zarafeti dikkat çeker. Aşk; hasret, tutku, umut ve çaresizlik gibi farklı yönleriyle ele alınır ve insan ruhuna dokunan bir derinlikle işlenir. Kitap, kısa denemeler ve metinlerle aşk üzerine düşünmeye davet eder. Süslü fakat ağırlaşmayan dili, klasik edebiyatı seven okurlar için güçlü bir çekim oluşturmakta, bu geleneğe uzak olanlar için de öğretici bir kapı aralıyor. Sonuç olarak, Aşkname, aşkı romantik bir tema olmanın ötesine taşıyarak onu estetik, kültürel ve manevi bir değer olarak sunan; yavaş okunmayı ve üzerinde düşünülmeyi hak eden bir eserdir. İstersen bunu sosyal medya paylaşımı, ödev formatı ya da daha akademik bir inceleme hâline de dönüştürebilirim.
Aşk bir kere yer edindi mi aşağı güzel bir lisan faar bir iyilik temiz bir ahlak göz alıcı bir fıtrat bağışlar. Aptalsa zihnini cilalar korkaksa cesaret verir cimrinin elini açar zalimin zorbalığını kırar kötü ahlakı giderir yalnız ha yar dostsuza dost olur çünkü aşk insandaki ağırlıkları izale eder kalabalıkları yontar ruha zerafet verir kalbin bulanıklığını temizler kişiliğe asalet Katar şefkatli ve merhametlidir şerefli ve yücedir nefsi arındırır ahlakı güzelleştirir.
Aşk bir kere yer edindi mi aşağı güzel bir lisan faar bir iyilik temiz bir ahlak göz alıcı bir fıtrat bağışlar. Aptalsa zihnini cilalar korkaksa cesaret verir cimrinin elini açar zalimin zorbalığını kırar kötü ahlakı giderir yalnız ha yar dostsuza dost olur çünkü aşk insandaki ağırlıkları izale eder kalabalıkları yontar ruha zerafet verir kalbin bulanıklığını temizler kişiliğe asalet Katar şefkatli ve merhametlidir şerefli ve yücedir nefsi arındırır ahlakı güzelleştirir.