Hayatta yalnız kalmanın esas olduğunu hala kabul etmiyor musunuz.Bütün yakınlaşmalar bütün birleşmeler yalancıdır insanlar ancak muayyen bir hadde kadar birbirlerine sokulabilirler. Üst tarafını uydururlar ve günün birinde hatalarını anlayınca yeislerinden her şeyi bırakıp kaçarlar.
Yaşamak tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantıkla akıp gidişini seyrederek yaşamak,herkesten daha çok daha kuvvetli yaşadığını Bir ana bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak... Ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek, onu bekleyerek yaşamak...
Kendilerine ne kadar fazla ve ne kadar aptalca güvenliklerini fark etmemek için kör olmak lazım. Herhangi bir şekilde talepleri reddedildiği zaman düştükleri şaşkınlığı görmek küstahça gururlarını anlamak için kafidir. Kendilerini daima bir avcı bizi zavallı birer av olarak düşünmekten asla vazgeçmiyorlar. Bizim vazifemiz sadece tabi olmak, itaat etmek, istenilen şeyleri vermek... Biz isteyemeyiz, kendiliğimizden bir şey veremeyiz... Ben bu ahmakça ve küstahça erkek gururundan tiksiniyorum.
Hayatı biraz pembe görmeye başladığımı fark ettim kendimi ne kadar manasız şeylerle üzdüğümü anlıyor bütün kabahati hayal perestliğimde kendi içime kapanıp kuruntu yapmamda buluyordum.
Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde İlk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatıyla öteye geçiveriyoruz
İskender Pala eserde dilin şiirselliği ve anlatımın zarafeti dikkat çeker. Aşk; hasret, tutku, umut ve çaresizlik gibi farklı yönleriyle ele alınır ve insan ruhuna dokunan bir derinlikle işlenir. Kitap, kısa denemeler ve metinlerle aşk üzerine düşünmeye davet eder. Süslü fakat ağırlaşmayan dili, klasik edebiyatı seven okurlar için güçlü bir çekim oluşturmakta, bu geleneğe uzak olanlar için de öğretici bir kapı aralıyor. Sonuç olarak, Aşkname, aşkı romantik bir tema olmanın ötesine taşıyarak onu estetik, kültürel ve manevi bir değer olarak sunan; yavaş okunmayı ve üzerinde düşünülmeyi hak eden bir eserdir. İstersen bunu sosyal medya paylaşımı, ödev formatı ya da daha akademik bir inceleme hâline de dönüştürebilirim.
Aşk bir kere yer edindi mi aşağı güzel bir lisan faar bir iyilik temiz bir ahlak göz alıcı bir fıtrat bağışlar. Aptalsa zihnini cilalar korkaksa cesaret verir cimrinin elini açar zalimin zorbalığını kırar kötü ahlakı giderir yalnız ha yar dostsuza dost olur çünkü aşk insandaki ağırlıkları izale eder kalabalıkları yontar ruha zerafet verir kalbin bulanıklığını temizler kişiliğe asalet Katar şefkatli ve merhametlidir şerefli ve yücedir nefsi arındırır ahlakı güzelleştirir.
Aşk bir kere yer edindi mi aşağı güzel bir lisan faar bir iyilik temiz bir ahlak göz alıcı bir fıtrat bağışlar. Aptalsa zihnini cilalar korkaksa cesaret verir cimrinin elini açar zalimin zorbalığını kırar kötü ahlakı giderir yalnız ha yar dostsuza dost olur çünkü aşk insandaki ağırlıkları izale eder kalabalıkları yontar ruha zerafet verir kalbin bulanıklığını temizler kişiliğe asalet Katar şefkatli ve merhametlidir şerefli ve yücedir nefsi arındırır ahlakı güzelleştirir.
Sultan'ın kızına bir gariban aşık olmuştu Sultan bunu duyunca aşıkı huzura getirtip,
-ya ülkemi terk edeceksin dedi ya da kelleni vurdurtacağım kararını hemen ver.
Adamdan civanmerlik yokmuş düşündü taşındı ve gitmeye karar verdi Sultan ise adamın cevabını duyunca cellatları çağırttı Vezir dedi ki:
-Hünkarım neden suçsuz birinin kellesini vurdurdurttunuz ?
-Çünkü gerçek bir aşık değildi o, sahtekardı. Eğer gerçekten aşık olsaydı başının kesilmesini seçerdi. Eğer başının kesilmesini seçseydi, tahtından kalkıp onu yerime oturtacaktım.
Franz Kafka’nın 1919’da yazdığı ancak babasına hiçbir zaman göndermediği bu uzun mektuptur, Kafka, mektupta babası Hermann Kafka ile olan çatışmalı ilişkisini, çocukluk anılarını ve kişiliğinin nasıl şekillendiğini büyük bir içtenlikle anlatıyor.
Metnin merkezinde, baskıcı, otoriter bir baba, hassas, içe dönük bir çocuğun ruh dünyasında yarattığı derin izler vardır. Kafka; korkularını, aşağılık duygusunu, başarısızlık endişesini ve hayatı boyunca süren özgüven sorunlarını, babasının güçlü ve sert karaktere sahiptir.
yalnızca bir aile içi hesaplaşma değil; aynı zamanda otorite, güç ilişkileri, bireysel özgürlük ve kişilik gelişimi üzerine evrensel bir metindir. Kafka’nın kendine has içten anlatımı, mektubu hem psikolojik hem edebi açıdan değerli kılıyor.