Nietzsche Ağladığında

(132 kişi)
Kitabı değerlendirin

1

Takip

2

Beğeni

104

Okuma

840

İzlenme

Tanıtım Yazısı
Her hastanın hikâyesinin biricik olduğuna, her biri için farklı terapi uygulamak gerektiğine inanan psikiyatr Irvin D. Yalom, ilk kez 1992 yılında yayımlanan, tüm dünyada çok okunup çok sevilen ve kendi hayat hikâyesinden de izler taşıyan Nietzsche Ağladığında adlı romanında kurmacayla gerçeği harmanlıyor. Dostluğun iyileştirici gücüne dair unutulmaz bir hikâye anlatırken Yalom, okurlarını 19. yüzyıl Viyana’sında, psikanalizin doğum sancılarının başladığı dönemde ve o yılların entelektüel çevresinde ağırlıyor. Henüz iki kitabı yayımlanmış, kimsenin tanımadığı ve son derece yoksul bir filozof olan Friedrich Nietzsche’nin yolu, bir gün henüz gençliğinin baharındayken pek çok sanatçının ve düşünürün doktoru olmayı başarmış, zengin ve saygın bir karakter olan Josef Breuer’le kesişir. Bunda Nietzsche’nin arkadaşı, genç ve güzel bir kadın olan Lou Salomé’nin payı yadsınamayacak derecede büyüktür; kendisi Nietzsche’nin yalnızlığına, ümitsizliğine ve hastalıklarına Breuer’den başkasının çare olamayacağını düşünür. Haklıdır da. Ama bu o kadar kolay olmaz. Nietzsche yardımı kabul etmediği gibi hasta olduğunu da inkâr eder. Süreç zorlu bir yola girse de yolculukları “konuşma terapileriyle” yavaş yavaş ilerler. Bu seanslarda sadece Nietzsche değil, Breuer de teselli bulur. Kendisinin şeytani yönleriyle yüzleşen yetenekli doktor ancak ondan sonra hastasını iyileştirme gücünü kendisinde bulabilir. Breuer bu esnada yakın arkadaşı ve öğrencisi olan Sigmund Freud ile de sık sık görüşüp uyguladığı tedavi yöntemlerini ve süreci paylaşır. Nietzsche’nin düşüncelerini psikanalizle buluşturmasına şahit olduğunuz bu “konuşma terapisi” seanslarında siz de hem hayata dair derin sorgulamalara gireceksiniz hem de kendinizle yüzleşeceksiniz. Türkçede ilk kez 1996 yılında yayımlanan ve o günden bu yana okurlarını insan zihnini ve hayatı sorgulama yolculuğuna çıkaran bu düşünce romanı, bu kez akademisyen ve çevirmen Esra Birkan’ın Türkçesiyle yeniden okurlarıyla buluşuyor.
Tür: Roman
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
ISBN: 9789755391465
Sayfa: 416s.
Kapak: Ciltsiz
Tarih: 2024
Kağıt Tipi: 2. Hamur

Topluluk Puanları (132)

5.0

50% (66)

4.0

17% (23)

3.0

14% (19)

2.0

4% (5)

1.0

11% (15)

0.0

3% (4)

Okuma Durumları
Okuyorum (2):
Okuyacağım (7):
İncelemeler ve Alıntılar
Nietzsche Ağladığında kitabı hakkında sen ne düşünüyorsun?
luna cornuta
@lunacornuta_
Alıntı
26g
“Ah bu melankoli... insanın gerçekten boğulabileceği bir deniz var mıdır?”
Nietzsche Ağladığında
Irvin D. Yalom - Ayrıntı Yayınları - 2024
1.911
luna cornuta
@lunacornuta_
Alıntı
26g
nietzsche'den lou salome'ye övgü¿ler
“...özellikle güvenilmez, terbiye edilmemiş, beyni ruhunun ilk işareti kedi karakterli, ev kedisi kılığında yırtıcı bir hayvan."

sevgiler, f. n.
Nietzsche Ağladığında
Irvin D. Yalom - Ayrıntı Yayınları - 2024
1.938
luna cornuta
@lunacornuta_
Alıntı
27g
Şen Bilim
“Cinsel arzu, aslında, karşıdaki insanın zihni ve bedeni üzerinde mutlak hâkimiyet kurmak için duyulan arzudan ibarettir.”
Nietzsche Ağladığında
Irvin D. Yalom - Ayrıntı Yayınları - 2024
1.979
luna cornuta
@lunacornuta_
Alıntı
1a
ölümün son iyiliği,bir daha ölümün olmamasıdır
“Her insanın ölümü kendine aittir ve herkes kendi tarzını belirleyebilmelidir. Belki, yalnızca belki, insanın yaşamını elinden almaya ilişkin bir hak düşünülebilir. Ama insanın ölümünü elinden almaya kimsenin hakkı yoktur.”
Nietzsche Ağladığında
Irvin D. Yalom - Ayrıntı Yayınları - 2024
2.496
luna cornuta
@lunacornuta_
Alıntı
1a
“Ümit mi? Ümit en son kötülüktür!” Nietzsche adeta haykırmıştı. “İnsanca, Pek İnsanca adlı kitabımda ileri sürdüğüm gibi, Pandora’nın kutusu açılıp, Zeus’un içinde sakladığı bütün kötülükler dünyaya saçıldığı zaman, orada son bir kötülük kaldığından kimsenin haberi olmamıştı: Ümit. O zamandan beri, yanlışlıkla kutuyu ve içindeki ümidi iyi şans olarak yorumladık. Fakat Zeus’un arzusunun, insanların kendilerini işkenceye teslim etmeleri olduğunu unuttuk. Ümit kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır.”
Nietzsche Ağladığında
Irvin D. Yalom - Ayrıntı Yayınları - 2024
2.465
luna cornuta
@lunacornuta_
Alıntı
1a
hakikat kendini hiçbir zaman, dediğinde ısrarcı olanın kollarına bırakmaz
“Hakikati,” diye devam etti Nietzsche, “ancak inanmayarak ve kuşku duyarak yakalayabilirsiniz, böyle çocuksu bir tavırla ‘keşke öyle olsa’ diyerek değil! Hastanızın Tanrının kucağında olma isteği hakikat değildir. Bu çocuksu bir istektir, hepsi o kadar! Bu ölmeme arzusudur.
Nietzsche Ağladığında
Irvin D. Yalom - Ayrıntı Yayınları - 2024
2.476
luna cornuta
@lunacornuta_
Alıntı
1a
Nietzsche’nin sesi heyecandan bir oktav yükselmişti. “Acı hakikatleri söyleyen bir öğretmen, rağbet görmeyen bir kâhin. Sanırım işte ben buyum.” Parmağıyla göğsünü göstererek cümlesindeki her sözcüğü tek tek vurguladı.
Nietzsche Ağladığında
Irvin D. Yalom - Ayrıntı Yayınları - 2024
2.444
luna cornuta
@lunacornuta_
Alıntı
1a
“Kimi zaman,” diye cevap verdi Nietzsche, “öğretmenler kimi zaman acımasız olmak zorundadır. İnsanlara böyle katı mesajlar verilmeli; çünkü yaşam da acımasız, ölüm de.”
Nietzsche Ağladığında
Irvin D. Yalom - Ayrıntı Yayınları - 2024
2.423
luna cornuta
@lunacornuta_
Alıntı
1a
hava kararmak üzereyse beraberinde de sesli rüzgarla doluysa.
“Beş altı kilometre yürüdükten sonra en zor problemleri bile çözebildiğimi görürüm.”
Nietzsche Ağladığında
Irvin D. Yalom - Ayrıntı Yayınları - 2024
2.089
luna cornuta
@lunacornuta_
Alıntı
1a
Breuer daha önce de böyle hastalar görmüştü. Tehlikeliydiler. İyileşmiş gibi görünürlerdi, hatta bir bakıma iyileşirlerdi de: melankolik durumları hafiflerdi; bir kez daha yer, içer ve gülerlerdi. Ama bu iyileşme aslında ümitsizlikten kaçmanın yolunu artık bulduklarını gösterirdi.
Nietzsche Ağladığında
Irvin D. Yalom - Ayrıntı Yayınları - 2024
1.983