Masumiyet Müzesi

(116 kişi)
Kitabı değerlendirin

2

Takip

3

Beğeni

78

Okuma

2651

İzlenme

Tanıtım Yazısı
“Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.”
Nobel ödüllü büyük yazarımız Orhan Pamuk`un harikulade aşk romanı bu sözlerle başlıyor.1975`te bir bahar günü başlayıp günümüze kadar gelen, İstanbullu zengin çocuğu Kemal ile uzak ve yoksul akrabası Füsun`un hikâyesi: Hızı, hareketi, olaylarının ve kahramanlarının zenginliği, mizah duygusu ve insan ruhunun derinliklerindeki fırtınaları hissettirme gücüyle, Masumiyet Müzesi, elinizden bırakamayacağınız ve yeniden okuyacağınız kitaplardan biri olacak.Masumiyet Müzesi`ni okurken yalnız aşk hakkında değil, evlilik, arkadaşlık, cinsellik, tutku, aile ve mutluluk hakkındaki bütün düşüncelerinizin derinden etkilendiğini ve kitabın rengârenk dünyasından hiç ayrılmak istemediğinizi göreceksiniz.Romanı yazdıktan dört yıl sonra, 2012’de, Pamuk romanıyla aynı adlı müzeyi Çukurcuma’da açtı. Şimdiye dek on binlerce ziyaretçinin gezdiği müze için ünlü sanat tarihçisi Simon Schama, Financial Times gazetesine yazdığı yazıda, “Dünyadaki en güçlü, en güzel, en insanî ve en etkileyici çağdaş sanat eseri,” diye yazdı. “Aynı zamanda hem şiir hem karamizah gibi; hem zarif ve şefkatle dolu, hem de kutu kutu, vitrin vitrin, estetik olarak muhteşem.”
Tür: Roman
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
ISBN: 9789750826146
Sayfa: 561s.
Kapak: Ciltsiz
Tarih: 2024
Kağıt Tipi: 2. Hamur

Topluluk Puanları (116)

5.0

42% (49)

4.0

19% (22)

3.0

19% (22)

2.0

8% (9)

1.0

8% (9)

0.0

4% (5)

Okuma Durumları
İncelemeler ve Alıntılar
Masumiyet Müzesi kitabı hakkında sen ne düşünüyorsun?
BERAT POLAT
@maximusbumbada
Alıntı
9g
“Seni öldürmek isterdim aslında,” deyip kalktı.
“Çünkü seni ne kadar çok sevdiğimi biliyorsun.”
Masumiyet Müzesi
Orhan Pamuk - Yapı Kredi Yayınları - 2024
783
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
12g
Derin bir nefes alarak başlıyorum yazmaya. Hani bazı kitaplar vardır, ne konuşacağını ne anlatacağını bilemezsin ya; işte ben de tam olarak o noktadayım şu anda. Aslında kitabın içeriğinden çok, Nobel ödülü almasına başta çok şaşırmıştım. Şimdiye kadar birçok Nobel ödüllü kitap okudum ama böylesine ilk defa rastlıyorum.

Bence Nobel ödülü almasının tek bir açıklaması var ve ben de buna katılıyorum: Kitabın içinde okuduklarımız ve hissettiklerimiz sanki gerçek bir hikâyeymiş gibi bize geçiyor. Her satır, her cümle bana sanki o anı gerçekten görmüşüm, o olaylara şahit olmuşum gibi hissettirdi.

Daha 15 yaşındayım ve şuna çok inanıyorum: Her yaş, bir kitabı farklı şekilde yorumlar. Aynı kitabı farklı yaşlarda okuduğumuzda bambaşka cümleler ve bambaşka duygular ortaya çıkabilir. Ben şu an bu yaşımda bu kitabı okuyorsam kendime bir söz veriyorum: İleride başka yaşlarda da tekrar okuyacağım. Çünkü o zaman hissettiklerimle şu anda hissettiklerimin aynı olmayacağını biliyorum.

Hatta Allah nasip ederse ilerleyen yaşlarımda bu kitabın müzesini de gezmek isterim. Belki müzeyi gezdiğimde şu an hissettiğim duygulardan çok daha farklı şeyler hissedeceğim. Çünkü bazen bir hikâyeyi sadece okumak değil, onun izlerini görmek de insanın iç dünyasında başka kapılar açabiliyor.

Benim yaşımdan daha büyük insanların bu kitap hakkında yazdıklarını okuduğumda onların çok farklı duygular hissettiğini gördüm. Hatta bir an içimden “Acaba aynı kitabı mı okuduk?” diye düşündüğüm bile oldu. Çünkü onların hissettikleriyle benim hissettiklerim oldukça farklıydı. İşte o zaman anladım ki bu kitap gerçekten Nobel ödülünü hak ediyor.

Ben kitabı okurken daha çok bana ne anlatmak istediğine odaklandım. Bazı satırlarda, hatta bazı sayfalarda içimden Füsun için “ah” dediğim anlar oldu. Kemal’e kızdığım, sinirlendiğim sayfalar da vardı. Ama kitabın sonunda şunu anladım: Hayat bazen karşımıza yanlış insanları yanlış zamanlarda çıkarabilir. Biz de o insanları doğru kişi sanıp onlarla bir ömür geçirmek isteyebiliriz. Ama aslında o doğru sandığımız yanlış insanlar, belki de çok daha güzel olabilecek bir hayatı mahvedebilir.

Bu kitaptan çıkardığım en büyük ders ise şu oldu: Hayatımıza kim girerse girsin, ne yaşarsak yaşayalım hayallerimizden vazgeçmemeliyiz. Çünkü insanın hayalleri, onu hayata bağlayan en güçlü şeylerden biridir.
Masumiyet Müzesi
Orhan Pamuk - Yapı Kredi Yayınları - 2024
1 1.040
Rabia Arslan
@rabiarslan
Alıntı
12g
Herkes bilsin çok mutlu bir hayat yaşadım.
Masumiyet Müzesi
Orhan Pamuk - Yapı Kredi Yayınları - 2024
1.045
Rabia Arslan
@rabiarslan
Alıntı
13g
Bana yalan söylemeni isterdim aslında… Çünkü insan ancak kaybetmekten çok korktuğu bir şey için yalan söyler.
561'in 55. sayfasında
Masumiyet Müzesi
Orhan Pamuk - Yapı Kredi Yayınları - 2024
488
Rabia Arslan
@rabiarslan
Alıntı
17g
Bir kadına zamanında, iş işten geçmeden iyi davranmayı bilmek lazım.
Masumiyet Müzesi
Orhan Pamuk - Yapı Kredi Yayınları - 2024
1.269
Rabia Arslan
@rabiarslan
Alıntı
17g
Hayatımın en mutlu anıymış,bilmiyordum.
Masumiyet Müzesi
Orhan Pamuk - Yapı Kredi Yayınları - 2024
1.055
huriyeçap
#sosyalkitap - @huriyecap
İnceleme
29g
‎neresinden başlamalı...
‎Kitap elimde yoktu, Storytel sesli kitap uygulamasında Murat Eken'in sesinden dinledim romanı. O kadar muhteşem bir seslendirme yapmış ki hayran kalmamak mümkün değil.

‎Yaklaşık 18 saat süren bu seslendirmeyi bi tık hızlandırarak 14 saatte tamamladım. Yaşadığım küçücük kasabada bazen yolumu uzattım, bazı geceler çok az uyudum, her boş anımda taktım kulaklığımı, dinlerken uyuya kaldım, sonra yeniden aynı dakikayı bulmak için çabaladım ve tek bir sayfasını bile atlamadan bitirmeyi başardım.

‎Orhan Pamuk'un yıllar önce "Kar" kitabını okumuştum. Kalemi çok güçlü. Yaşantısı, inancı, görüşü... bunlar benim ilgi alanım dışında. Bu arada kitabı bitirir bitirmez Netflix de dizisi yayınlanmaya başladı. Ardından bir kaç gün bu diziyi bitirme telaşına düştüm. Dizinin bir tanıtım videosunda hiç bir dizi ya da filmin kitaptaki duyguyu bana hissettirmeyeceğini yorumlamış olsam da bunun aksi oldu.

‎Dizi ile ilgili fikrimi bildirmeden önce Orhan Pamuk'un Kemal karakteri ile ilgili verdiği talihsiz bir röportajına denk geldim ve bunları duymasaydım keşke dedim. Hikâyelerini sevdiğin birini araştırıp, tanımaya başlayınca bütün büyüsü bozuluyor zihnin ve kalbinde çizdiğin portre ile. Bunu yaşamamayı dilerdim.

‎Kitabının analizini yapmıyorum, doğru. Belki de ne yazsam eksik, ne anlatsam yetersiz kalacağından mütevellit. Çünkü eleştiriye çok açık bir kitap. Neden bunları yazmıştan ziyade nasıl yazmışa gidiyor aklım. Rahatsız eden bölümlerine değil anlatmak istediğine yoğunlaşmak istedim.

‎Dönem dizi, film ve kitaplarının hastasıyım. Beni en çok etkileyen yazarın edebiyatı, İstanbul'un ruhu, Sibel'in hanımefendiliği ve dinlerken ya da izlerken not almayı unuttuğum birçok an ve alıntılardı.

‎Kitabın adını nereye yazsanız psikologlardan tutun, en usta sanatçılara kadar karakterlerin analizleri tek tek yapılmış. Fakat Füsun'un sokakta karşılaşıp etkisinde kaldığı bir trafik kazası vardı. Kendi sonu ile bağlantısı olduğunu başka kimseden okumadım ya duymadım. Bence burası da çok önemli bir detay.

‎En yakın zamanda müzeyi ziyarete gideceğim, mutlaka.
‎O zaman herkes sevdiğine iyi baksın. Zira; "dünya canavar ruhlu insanlarla dolu."
Orhan Pamuk Masumiyet Müzesi
Masumiyet Müzesi
Orhan Pamuk - Yapı Kredi Yayınları - 2024
1.530
huriyeçap
#sosyalkitap - @huriyecap
Alıntı
1a
51. Bölüm
Mutluluk insanın sevdiği kişiye yakın olmasıdır yalnızca.
Masumiyet Müzesi
Orhan Pamuk - Yapı Kredi Yayınları - 2024
2.524
faik.yilmaz.9
@faikyilmaz9
İnceleme
4a
Masumiyet Müzesi


Kitabın Adı : Masumiyet Müzesi
Yazarı: Orhan Pamuk
Yayınevi : YKY
Türü: Roman
Basım Yılı : Eylül 2023
Sayfa Sayısı : 524 Sayfa

Düşünceler : 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü 'nü kazanan Orhan Pamuk ülkemizin önemli bir kısmını gururlandırmış , bu başarı O'na dünya çapında bir ün sağlamıştı.

Oysa ben O'nu çoğu kişinin adını dahi bilmediği yıllarda biliyordum. Yıllar önce ortaokulda okurken " Beyaz Kale " isimli tarihi romanını okumuştum. Daha sonra okuduğum " Benim Adım Kırmızı " ise hala en sevdiğim kitaplar listesi yapsam rahatlıkla ilk ona girer.

Yazar bu bayağı uzun romanında 1975 yılından etkisi günümüze kadar süren ve sonu trajedi ile biten bir öyküsünü anlatır.

Sibel isimli kendisi gibi zengin ,kültürlü bir kızla nişanlanmak üzere olan Kemal 'in tesadüfen karşılaştığı komşusu ve uzak akrabası Füsun ile gelişen aşkı ve süregelen olaylar zinciri bu romanın konusunu oluşturuyor.

Aşk,mutluluk,sadakat ,ahlak ,aile gibi kavramların sorgulandığı eserde İstanbul'u sosyal yaşamı da detaylıca inceleniyor.

Anlatımı kurgusu güzel, akıcı eserin eleştireceğim yönü ise maalesef bazı yerlerde çok aşırıya gidip bizi sıkan detaycı anlatımı. Bu kadar detaya gerek olmadığını eserin daha kısa yazılıp daha okunabilir olabileceğini düşünüyorum. Onun dışında birazda ağır bir roman. İlk sayfayı okuduğunuzda ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Kitap ile ilgili müzesi dahi yapılan oldukça ses getiren eserin bu övgüyü hakedecek kadar mükemmel bir kitap olmadığını düşünsemde yine de zevkle okunabilir diyorum.

Belki benim beklentilerime uygun değildi, belki de haleti ruhiyem ile bütünleşip eşsiz bir eser havası vermedi ama önçe ( sorun bende de olabilir ) bu kitap yerine " Benim Adım Kırmızı " eserini okumanızı isterdim seçme şansım olsa idi.
Masumiyet Müzesi
Orhan Pamuk - Yapı Kredi Yayınları - 2024
719
th
@theokan
Alıntı
4a
Hayatta, esas mesele mutluluktur. Bazıları mutludur, bazıları mutlu olamaz. Tabii ki çoğunluk ikisi arasında arasında bir yerdedir.
561'in 96. sayfasında
Masumiyet Müzesi
Orhan Pamuk - Yapı Kredi Yayınları - 2024
1.746