Cthulhu Mitosu’nun bir parçası olan ve kendisinden sonra birçok yazara ilham veren Karanlıkta Fısıldayan, Profesör Alberth Wilmarth’ın bilinmeyene doğru çıktığı korku dolu bir yolculuğu konu alıyor.
Vermont civarında yaşanan büyük bir selin ardından bazı açıklanamayan fenomenler yaşanmaya başlar. Profesör tüm bunlara mantıklı açıklamalar getirmeye çalışsa da çevredeki bir çiftliğin sahibinden alacağı mektuplar ve bu mektuplarında ona anlattıkları Profesör’ün bilime ve mantığa olan bağlılığını sarsmaya başlayacaktır. Tüm bunlar yalnız yaşayan bir çiftçinin sanrılarından mı ibarettir, yoksa her şeyin arkasında çok daha habis bir şey mi yatmaktadır?
Tepelerin arasında yaşayanları ziyaret etmek ister misiniz?
Kitabı bitirip düşünürken anlık gelen bir farkındalıkla aşırı derecede bir benzerlik yakaladım.
Stephen King'in Şeffaf isimli kitabıyla konuları, ilerleyişi gözden kaçırılmayacak bir aynılığa sahip. Yalnız karakterler, ve ilginç bazı detaylar farklı yazılmış.
Üzgünüm Stephen King, Lovecraft okumak bu plot için hem zamandan hem de enerjiden tasarruf sağlıyor. İki yazara da ilgisi olanlara bu kitap için kesinlikle Lovecraft versiyonunu öneririm.
Kısa bir hikaye olsa da yine gloomy edebiyattan seçilmiş. Uzayla, doğaüstü unsurlarla ilgili küçük detaylar hikayeyi sağlamlaştırmış ve konunun içinde kayboldum diyebilirim. Yine de ne korkunçtu ne de gerilimi vardı. Daha çok, ilginç ve farklı olduğu için okumaya devam edeceğim bir seri.