Bazen hayatımıza giren insanlar, farkında bile olmadan içimizde derin izler bırakır. Zaman geçse de o izler kolay kolay silinmez; bazıları sadece hayatımızdan geçip gitmez, kalbimizin bir köşesinde hep yaşamaya devam eder. Verda için de böyleydi… Canından çok sevdiği babasının bıraktığı izlerle hayatını sürdürdü. Yer yer özledi, yer yer çok kızdı ama hep sevdi onu. Babasının neden intihar ettiğini hep sorguladı, bazen kendini suçladı. Ama en sonunda, tüm karmaşa ve acının ardından, babası sadece kalbinde bir iz olarak kaldı.
O iz, bazen hüzünle bazen özlemle, her hatırlayışında onu sarsıyor ama aynı zamanda Verda’ya yaşamın kırılganlığını ve sevgiyi ne kadar derinden hissedebileceğini de hatırlatıyordu. İçinde kalan boşluk, bir yandan acı verirken bir yandan da onu daha güçlü kılmıştı; çünkü bazı izler, sadece hatırlanmak için değil, yaşamak için de kalır.