Şu insanlar, şu dünyada var oldukça her şeye akıl erdirecekler, kartalın uçuşuna, karıncanın yuvasına, ayın, günün doğuşuna, batışına, ölüme, kalıma, her şeye akıl sır erdirecekler. Karanlığa ışığa, her şeye, her şeye akıl erdirecekler, tek insanoğluna güçleri yetmeyecek. Onun sırrına ulaşamayacaklar.
Şu halka bir çare bulamazsak hepimizin kellesi gider. Yarın zulmü bahane ederler, öbürsü gün vergiyi, öbürsü gün sarayımızı, öbürsü gün ekmeği. Ve birikirler birikirler yüz bin yılın öfkesi ve de acısıyla. Şimdiki gibi sessiz birikirler. Ve bu kalabalığa güç yetmez. Onlarla ordular, bir dünya kadar ordu olsa başa çıkamaz. Bunlar bir araya gelmeye görsünler, önüne geçilemez. Bir çare, bunları bir araya getirmemek için bir çare..
Varsın o yaşasın da bir daha ölünceye kadar yüzünü görmeyim. Varsın yaşasın da Varsın yaşasın. Dağlarda kurt sürüsü kadar çocukları olsun. Varsın o yaşasın da, ben öleyim.
Taş gibi ağır, duvar gibiydi karanlık Ağrıdağı yürüyor gibiydi. Ortalık çok ıssızdı. Kıyametten bir an öncesinin ıssızlığı gibi Ve gece yürümeye başladı. Ağrıdağının kalın derisi gecede ürperdi.
İnce Memed serisinin ikinci kitabında, Abdi Ağa’nın ölümünden sonra köylünün beklediği huzur yine gelmez. Onun yerine geçen Hamza ve ardından Ali Safa Bey, köylünün hayatını daha da zorlaştırır. Memed, halkın umudu olsa da zamanla köylülerin kendisine bile düşman kesildiğini görür. Dağlarda aranan bir efsaneye dönüşen Memed, bir yandan adaletsizlikle savaşırken diğer yandan vicdan azabıyla boğuşur. Köyde aşk, acı, intikam ve adaletsizlik iç içe geçerken, Memed yine düzeni sağlamak için mücadeleye girişir. Serinin bu kitabında Anadolu insanının çaresizliğini, adalet arayışını ve zalim düzen karşısında direnişini etkileyici biçimde anlatmaya devam ediyor.
Yaşar Kemal’in İnce Memed adlı eseri, Türk ve dünya edebiyatının en önemli başyapıtlarından biri olarak, sürükleyici anlatımıyla okuyucuyu hemen içine çekiyor. Roman, zulme boyun eğmeyen, yılmayan bir halk kahramanının, İnce Memed’in mücadelesini işlerken, aynı zamanda dönemin toplumsal yapısını, köy hayatının zorluklarını ve bir halkın direnişini de derinlemesine ortaya koymakta. Ancak İnce Memed, yalnızca bir başkaldırı hikayesi değil, aynı zamanda şükretmeyi, cesareti ve umudu öğretirken, okuyucuya hayatın zor koşullarında bile direnmeyi ve iyimser kalmayı hatırlatan bir karakter. Kısacası okumaya değer bir kitap...
Bir varoluş, hayatta kalma mücadelesidir Yaşar Kemal'in kaleme aldığı Yörüklerin son hikayesi.
Kitabın her sayfasında, sanki can çekişen bir insanın baş ucunda durmuşum da son anlarında yüzüne bakmaktan başka bir şey yapamıyormuşum gibi hissettim. Yörüklerin çaresizliği, basacak bi karış toprak bulamamaları ve kendilerinden daha şanslı olan yurttaşlarının onları nasıl mezarlarına kadar kovaladıkları kitabın konusunu daha da ağırlaştırmış.
Neyse ki eklenmiş olan kültürel ögeler, hıdrellez gibi, alevilik gibi dinsel çeşitlilikler merak uyandırıp konuyu okuyucu için daha kolay okunur hale getiriyor.
Günümüzde, kitapta yaşanan olaylar eskide kalmış gibi görünse de aslında hâlâ tamamıyla bir değişim yok toplumda. Ahlak ve namus diyerek manipülasyonla istedikleri türde tek tip insan yaratmak amaçlanıyor. Kendilerini ahlak, iyilik timsali farz edip, başkasının hayatında her daim küçümseyecek bir kötülük görmek bu kişilerin tek vasfı gibi bir şey.
Kitapta da aynı bu türde bir adam, güya sevdiği(!) bir insana t*cavüz edip kendisiyle evlenmek zorunda bırakıyor. Eh, kadın da toplumun beklentisi yönünde hareket edip 'namusunu temizlemek için' evleniyor. Bir çocuğu olduktan sonra eskiden sevdiği adam geri dönüyor. Bu adam sapık kocayı öldürüyor. Sonra tüm insanlar kadının suçlu olduğunu düşünüyor. Kocasının iyi, ahlaklı ve mert biri olduğunu, karısının ise iffetsiz olduğunu, eski sevdiğine kocasını öldürttüğünü öne sürerek kan davası güdüyorlar.
Kadından intikamı almaları da yine batıl inançlarıyla insanları manipüle etmeleriyle oluyor. Kadının küçücük çocuğunu bin bir türlü hayalet, namus, cin masallarıyla dolduruşa getiriyorlar. Zavallı çocuk ve annesi yaşadıkları toplumun kurbanı oluyor kısaca.