Yıllardır dergicilik macerasında beraber yürüdüğümüz kıymetli dostum Mete Almalı'nın ilk kitabı çıktı. Editörlüğünü yaptığım "Nüfus Dairesi" kitabı için yazdığım arka kapak yazısını inceleme olarak sizlerle paylaşmak diliyorum: "İsimler neden verilir? Gökyüzünden emanet aldığımız ilk nefesten itibaren kocaman evrende bir yer edinebilmek için, öyle değil mi?"
Nüfus cüzdanlarında soğuk birer mühürden ve birkaç satırlık veriden ibaret görünen hayatlar, aslında hangi yangınları, hangi pişmanlıkları ve hangi sessiz çığlıkları saklar?
Mete Almalı Nüfus Dairesi’nde resmi evrakların soğukluğunu, insan hikâyelerinin yakıcılığıyla kırıyor. Taşranın tozlu yollarından bürokrasinin gri koridorlarına, bir öğretmen lojmanının yalnızlığından el arabacılarının ekmek kavgasına uzanan geniş bir coğrafyada "sıradan" görünenlerin sıradışı iç dünyalarına ayna tutuyor.
Nüfus Dairesi sadece bir öykü kitabı değil; kimliğimizin arka yüzünde silikleşmiş o vesikalık fotoğrafların, "biz"i oluşturan gürültülü sessizliğin hikâyesidir.
Sıranız geldiğinde numaratörde yanan sadece bir rakam değil yaşanmış bir ömür olacak.