Gerçeğin silikleştiği anlar da onun ruhunu ve yaratıcı gücünü en az bilinçli olduğu anlar kadar besliyordu. Bilinç akışı (stream of consciousness) tekniğini kullanmayı seçmesi –onun bu tekniği yalın olarak kullanmadığı, izlenimleri oldukları gibi değil seçerek, düzenleyerek aktardığı da göz önünde bulundurulur– bu yüzdendi. Çünkü insan bilinci sarsıntısız, sorunsuz düz bir anlatım ile ifade edilmemeliydi. Zihnimiz sürekli olarak üst üste binen imgelere, fikirlere maruz kalırken, deneyimlemediğimiz şekilde düzgün bir anlatı tercih etmek yerinde olmazdı.