neresinden başlamalı...
Kitap elimde yoktu, Storytel sesli kitap uygulamasında Murat Eken'in sesinden dinledim romanı. O kadar muhteşem bir seslendirme yapmış ki hayran kalmamak mümkün değil.
Yaklaşık 18 saat süren bu seslendirmeyi bi tık hızlandırarak 14 saatte tamamladım. Yaşadığım küçücük kasabada bazen yolumu uzattım, bazı geceler çok az uyudum, her boş anımda taktım kulaklığımı, dinlerken uyuya kaldım, sonra yeniden aynı dakikayı bulmak için çabaladım ve tek bir sayfasını bile atlamadan bitirmeyi başardım.
Orhan Pamuk'un yıllar önce "Kar" kitabını okumuştum. Kalemi çok güçlü. Yaşantısı, inancı, görüşü... bunlar benim ilgi alanım dışında. Bu arada kitabı bitirir bitirmez Netflix de dizisi yayınlanmaya başladı. Ardından bir kaç gün bu diziyi bitirme telaşına düştüm. Dizinin bir tanıtım videosunda hiç bir dizi ya da filmin kitaptaki duyguyu bana hissettirmeyeceğini yorumlamış olsam da bunun aksi oldu.
Dizi ile ilgili fikrimi bildirmeden önce Orhan Pamuk'un Kemal karakteri ile ilgili verdiği talihsiz bir röportajına denk geldim ve bunları duymasaydım keşke dedim. Hikâyelerini sevdiğin birini araştırıp, tanımaya başlayınca bütün büyüsü bozuluyor zihnin ve kalbinde çizdiğin portre ile. Bunu yaşamamayı dilerdim.
Kitabının analizini yapmıyorum, doğru. Belki de ne yazsam eksik, ne anlatsam yetersiz kalacağından mütevellit. Çünkü eleştiriye çok açık bir kitap. Neden bunları yazmıştan ziyade nasıl yazmışa gidiyor aklım. Rahatsız eden bölümlerine değil anlatmak istediğine yoğunlaşmak istedim.
Dönem dizi, film ve kitaplarının hastasıyım. Beni en çok etkileyen yazarın edebiyatı, İstanbul'un ruhu, Sibel'in hanımefendiliği ve dinlerken ya da izlerken not almayı unuttuğum birçok an ve alıntılardı.
Kitabın adını nereye yazsanız psikologlardan tutun, en usta sanatçılara kadar karakterlerin analizleri tek tek yapılmış. Fakat Füsun'un sokakta karşılaşıp etkisinde kaldığı bir trafik kazası vardı. Kendi sonu ile bağlantısı olduğunu başka kimseden okumadım ya duymadım. Bence burası da çok önemli bir detay.
En yakın zamanda müzeyi ziyarete gideceğim, mutlaka.
O zaman herkes sevdiğine iyi baksın. Zira; "dünya canavar ruhlu insanlarla dolu."
Orhan Pamuk
Masumiyet Müzesi