Sahip olduğumuz en büyük nimetlerden biri olmasına rağmen, en kolay harcadığımız nimet hiç şüphesiz ki zamandır. Bu eser, kum saati misali her gün eksilmeye yüz tutan hayatımızı en iyi şekilde verimli kılmanın yolunu aydınlatan bir meşale gibidir. Bunu yaparken de hayatlarını en güzel şekilde değerlendirmiş ve bizlere yüklü bir miras bırakmış İslam âlimlerinin hayatlarından ve sözlerinden bir demet sunmaktadır. Mazimizdeki güzellikleri ortaya koyan bu çalışma, vakitlerini dolu dolu geçirme hususunda herkesi teşvik etmektedir. Eserin sahibinin yetmişten fazla çalışmasının bulunması ve çağımızın en önde gelen hadisçilerinden biri olması kitabın kıymetini daha da artırmaktadır.
Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: 'Kıyamet günü kula ömrünü nerede tükettiği, ilmiyle hangi hususta amel ettiği, malını nereden kazanıp nerede harcadığı, bedenini nerede yıprattığı sorulmadıkça ayakları bastığı yerden oynamaz.'
Lazım olan insanın anını bilip Allah'ın huzurunda olduğunu bilip, Allah'a yarar iş yapabilmek... Allah'ın sevdiği ve razı olduğu bir kul olabilmek... Yoksa hepimiz geldik, hepimiz gideceğiz. Buna kimsenin şüphesi yok... Geldik; nasıl geldiysek öylece gideceğiz. Bugün mü, yarın mı; o da belli değil. İnsanın daima hazırlık içerisinde olması lazım!
Biz gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık. Biz onları hak bir sebeple ve hikmetle yarattık. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.
Muhterem, anlayışlı, zeki ve akıllı kardeşim! Sen de nefsine sahip ol. Vaktin boş yere heder olup gitmesin. Çünkü içinde yaşamış olduğun zaman geçip giden bir akıntıdır. Ne yenilenir ne de geri döner.