Bir filin hortumunda havaya kalkan bir apartman gibi acayip manzaralar arasında, bazı kelimeleri kabaran, fakat mânâları anlaşıldığı hâlde, geri kalan kelimeleri yakalanmayan cümleler, kulakla duyulmuşa benzeyen bir sesle tekrarlanıyordu.
ellerini sabunlar, sabunlar, tırnaklarını fırçalar, fırçalar, peşinden suyu boşaltır; sonra yine sabun, fırça, su; bir daha, bir daha, bir daha ve eller yorulup da öfkelenen sabunu zaptedemeyecek hâle gelinceye kadar, hayalî kirleri temizleme ameliyesi devam ederdi.