"Bu kitabı okurken tarifsiz bir zorluk yaşadım. Bosna Hersek savaşının ortasında, kelimelerle anlatılamayacak kadar yürek yakıcı hayatlara tanıklık ettim. Sırp askerlerinin uyguladığı zulüm, işkence ve insanlık dışı saldırılar karşısında resmen kanım dondu. Tüm bu anlatılanların kurgu değil, acı birer gerçek olduğunu bilmek insanı çok daha derinden sarsıyor. Son kavuşma kısmını içimden tahmin etmişken sürpriz oldu diyebilirim ve şu son alıntıyla noktalıyorum Okuyacak olanlara keyifli okumalar ☺️
Sen benim yaralı kalbimin merhemisin, ben de senin kaybettiğin bacağınla kolunum. Evet ... Seni ilk görüşte her halinle sevdim ben. Nefes aldığım sürece de seni hep seveceğim. Bugün tekrar kavuştuysak, biz artık birbirimiziniz."
Sinan Akyüz’ün İncir Kuşları kitabını okurken kalbim gerçekten sıkıştı diyebilirim. Bosna Savaşı sırasında yaşanan insanlık dışı olayları, özellikle kadınların maruz kaldığı zulmü anlatıyor. Ama bunu öyle kuru kuru yapmıyor,Zlata’nın hayatı üzerinden, duygulara dokunarak anlatıyor. Zlata, savaşta her şeyini kaybeden ama yine de ayakta kalmaya çalışan bir kadın. Onun yaşadıkları, sadece onun değil, binlerce kadının sessiz çığlığı gibi. Kitabı okurken yer yer gözlerim doldu, yer yer öfkelendim.
Yazarın dili sade ama vurucu. Sanki Zlata yanımda oturmuş da bana başından geçenleri anlatıyor gibiydi. Bu kitap sadece bir roman değil bence.. vicdanla, insanlıkla yüzleşme fırsatı da sunuyor. Okuduktan sonra bir süre hiçbir şey düşünmek istemedim. Çünkü bazı acılar o kadar gerçek ve ağır ki, kelimeler yetmiyor. İncir Kuşları, kolay okunuyor ama asla kolay unutulmuyor.