Puan Verin:
Roman Doğan Kitap

Damızlık Kızın Öyküsü

2,0 (2 değerlendirme)
0 Takip
1 Beğeni
4 Okuma
661 İzlenme
Hiç kimsenin yüreği mükemmel değildir.

*Biz iki bacaklı rahimleriz, hepsi bu.*

Kadın, *bunaltıcı düşlerden uyandığı* bir sabah, hiçliğe dönüşmüş olarak buldu kendini. Artık bir adı yoktu, düşüncesi, benliği, arzusu yoktu ama bir rahmi vardı. Yaşamını kolonilere sürülmeden, öldürülmeden, Damızlık Kız olarak sürdürmesini sağlayan rahmi. Artık âşık olmayacaktı, sevmeyecekti, onaylanmış bir dilin ötesine geçmeyecekti. Duvarlara asılmış sıra sıra cesetler, tek gerçeğin savaş ve üreme olduğunu hatırlatıyordu. Özgürlük hatırlanmayacak kadar uzaktaydı…

Margaret Atwood’un başyapıt niteliğindeki feminist distopyası Damızlık Kızın Öyküsü, bütün distopyalar gibi geleceğe dair bir paranoyayı değil, içinde yaşadığımız gerçeğin ta kendisini dile getiriyor. Erkek egemen muhafazakâr bir rejimin üremeyle sınırlandırdığı, mahrem örtülerin  ardına gizlediği kadın bedenleriyle bize aşina gelen bir gerçeğin.

Anlatılan bizim hikayemizdir!


Damızlık Kızın Öyküsü İncelemeleri

Okurların detaylı kitap yorumları ve eleştirileri

rate_review İnceleme Yaz
Kitap_kasifii
@kitapkasifii
İnceleme 9a

Gilead Cumhuriyeti, bir darbe ile ele geçirilir. Darbeden sonra ülkede insanlar katı sınıflara ayrılır. Erkekler Komutanlar, Muhafızlar ve Gözler olarak konumlandırılırken; kadınlar Eşler, Marthalar ve Damızlık Kızlar gibi rollere ayrılır. Her sınıfın giydiği kıyafet bile renklerle belirlenmiştir.Bu düzende okumak , düşünmek konuşmak her şey kadınlara yasaktır. Hatta dükkân tabelalarındaki yazılar bile kaldırılmış, yerlerine satılan ürünlerin resimleri konmuştur. Aşk yoktur, özgürlük yoktur. Kadınların birey olarak hiçbir değeri kalmamıştır.Damızlık kızlar, yalnızca üreme hakkı tanınan kadınlardır. Üst düzey yöneticilere çocuk doğurmakla görevlidirler. Tek görevleri, her ay düzenlenen aşağılayıcı “tören” ile komutanlarla birlikte olmak ve onlara çocuk doğurmaktır.
Kendisi de damızlık olan kahramanımız Offred bu düzenden derin bir rahatsızlık duyar; çünkü eski hayatında bir eşi ve çocuğu vardır. Geçmişteki özgür günlerini hatırladıkça yaşadığı baskı daha da ağırlaşır. Gilead’da sürekli gözetim altında yaşarken, küçük direniş planları yaparak bu düzenden kurtulmanın bir yolunu bulmaya çalışır.

Damızlık Kızın Öyküsü distopya olarak sınıflandırılsa da, ben bu kitabı korku duyarak okudum. En üzücü tarafı ise romanda anlatılanların, bugün birebir yaşayan kadınlar olduğunu bilmek. Söz hakkı alınmadan istemeden evlendirilen hayatı boyunca düşünmesi konuşması yasak olan kadınlar bu yüzden kitapta geçen pek çok senaryo bana hiç de uzak gelmedi ,aksine fazlasıyla tanıdık hissettirdi. Belki de kitabı etkileyici kılan şey yalnızca edebi başarısı değil, anlattıklarının kurgu olmaktan çıkıp gerçeğe bu kadar yaklaşması.Kitapta özgürce yaşama hakkı yalnızca erkek komutanlara tanınmış gerçek dünyaya baktığımızda kimler acaba ?Özgürce yaşayanlar gerçekten kimler?
Romanın en düşündürücü yönlerinden biri de insanların bu denli baskıcı bir düzeni nasıl bu kadar kolay kabullendiği. Üstelik bu düzenin, yine din üzerinden meşrulaştırılması şaşırdık mı hayır peki bu kitap nasıl Distopya ? Kitap distopyaysa biz ne yaşıyoruz ?
Dizisini de severek izlediğim bu eser, sadece bir roman değil; uyarı niteliğinde bir anlatı. Bu yüzden benim için kesinlikle okunması gereken ve tavsiye edilen kitaplardan biridir. Doğan Kitap
5 Puan 384 syf. 2024 Okudu
Damızlık Kızın Öyküsü
Damızlık Kızın Öyküsü
Margaret Atwood | Doğan Kitap | 2024
1.685