Yuval Noah Harari Alıntıları

Yazar

0

Takipçi

0

Beğeni

576

Görüntüleme

Yuval Noah Harari Alıntıları

Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
34d
Bir kovan tek bir kelebekten çok daha güçlüdür ama bir arının bir kelebekten daha kutsal olduğu anlamına gelmez bu.
456'ın 148. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
59
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
56d
Devrim için kalabalıklar asla yetmez. Devrimler çoğu zaman büyük kitlelerle değil olayları ateşleyen küçük gruplarla başlar. Devrim için, "Kaç kişi bizi destekler?" diye değil, "Destekleyenler ne kadar etkin işbirliği yapabilir?" diye sormanız gerekir. Rus Dev­rimi 180 milyon köylü Çar'a karşı ayaklandığında değil, bir avuç komünist kendini doğru zamanda doğru yerde bulduğunda başla­mıştır. 1917'de 3 milyonluk Rus orta ve üst sınıfına karşılık Ko­münist Parti'nin yalnızca 23 bin üyesi vardı.20 Ancak komünistler iyi organize olarak dev Rus İmparatorluğu'nu ele geçirmeyi başar­dılar. Rusya'da otorite Çar'ın zayıf ellerinden Kerensky'nin geçici hükümetinin titreyen ellerine kayarken, komünistler tüm gücü el­lerine geçirdiler.
456'ın 142. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
105
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1s
Geçtiğimiz 20 bin yılda insan türü, taş uçlu mızraklarla mamut avlamaktan uzay mekikleriyle Güneş Sistemi'ni keşfetmeye doğru attığı her adımı, maharetli elleri ve büyük beyinlerinin evrimi saye­sinde başarmadı (hatta beyinlerimiz eskiye oranla daha küçük). Dünyayı ele geçirmemizi sağlayan en can alıcı özellik, birçok insanı bir araya getirip birbirleriyle iletişim kurmalarını sağlayabilmekti. İnsan bir şempanzeden ya da kurttan bireysel olarak çok daha zeki olduğu ya da daha becerikli parmakları var diye değil, Homo sa­piens kalabalık gruplarla bile esnek işbirliği yapabilen tek tür ol­duğu için dünyaya hükmediyor.
456'ın 141. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
135
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1s
Laboratuvar, umut ve ilaç.
yüz fare suyla dolu cam bir tüpe yerleştiriliyor. Fareler bitip tükenene dek tüpten çıkmaya çalışıyor ama başaramıyorlar. On beş dakika sonra çoğu umudunu yitiriyor ve çırpınmayı bırakıyor. Etraflarına kayıt­sız, cam tüpün içinde kalakalıyorlar. Ardından farklı yüz fare daha tüplere atılıp on dördüncü dakika­da, umutları tükenmeden hemen önce tüpten çıkarılıyor. Kurulanıp beslendikten ve biraz dinlendirildikten sonra tekrar tüplere atılıyor­lar. İkinci turda, pes etmeden önce çoğu fare yirmi dakika kadar çabalıyor. Neden altı dakika daha dayanıyorlar? Çünkü bir önceki turda kurtarılmış olmanın anısı beyinlerinde biyokimyasal salınım­ları tetikleyerek farelere umut veriyor ve çaresizlik hissini geciktiri­yor. Eğer bu biyokimyasalı diğerlerinden ayırt edebilirsek insanlar için antidepresan olarak kullanabiliriz. Ancak farelerin beyni her an sayısız kimyasal akışa ev sahipliği yaparken doğru kimyasal bileşeni nasıl ayırt edeceğiz? Buna cevap bulmak için deneye hiç katılmamış iki grup fareye, sonuca en yakın olduğunu düşündükleri iki ayrı kimyasal enjekte ediliyor ve fareler tekrar suya atılıyor. A kimyasalı almış fareler pes
etmeden önce sadece on beş dakika çırpınıyorsa A maddesi listeden çıkarılıyor. B kimyasalı enjekte edilmiş fareler yirmi dakika boyun­ca kendilerini paralıyorsa CEO ve hissedarlara köşeyi döndükleri müjdeleniyor.
456'ın 133. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
159
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1s
Evrim teorisi basit ve net bir esasa, en uyumlu olanın hayatta kalması ilkesine dayanır. Oysa görelilik kuramı ve kuantum mekaniği bir şeyin yoktan var olabileceğini, zamanın ve uzayın bükülebileceğini ya da bir kedinin aynı anda hem hayatta hem de ölü olabileceğini savunur. Sağduyumuzla dalga geçmesine rağmen kimse masum ilkokul çocuklarını bu rezil fikir­lerden korumaya çalışmıyor. Neden? Görelilik Kuramı el üstünde tutulan inançlarımızın hiçbiriyle çe­lişmediği için kimseyi kızdırmıyor. Çoğu insan zaman ya da uzayın mutlak ya da göreceli olup olmadığıyla zerre ilgilenmiyor. Zamanı ve uzayı bükebileceğinizi düşünüyorsanız, buyurun tabii. Dilediği­niz gibi bükmeye çalışabilirsiniz, kime ne?
456'ın 113. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
212
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
2s
Güç
ABD'lilerin hayatı Afganlarınkinden daha değerli. Ortalama bir ABD'linin eğitimine, sağlığına ve güvenliğine bir Afga­nınkinden çok daha fazla para harcanıyor. Bir ABD vatandaşının öl­dürülmesi, uluslararası camiada bir Afganistan vatandaşınınkinden çok daha fazla önem taşır. Genel kanıya göre bu durum, jeopolitik güç dengesinin adaletsiz bir sonucu sadece. Afganistan'ın yumruğu masaya ABD'ninki kadar sert inmese de, Tora Bora Dağları'ndaki bir çocuğun hayatı, Beverly Hills'deki bir çocuğunki kadar kutsal­dır. Diğer yandan insan yavrularını buzağılardan üstün kabul etti­ğimizde, bunun ekolojik güç dengesinin bir sonucu olduğuna inan­mak istiyoruz. İnsan hayatının daha temelde bir yerde, daha üstün olduğuna gerçekten inanmak istiyoruz. Sapiens türünün mensupları olarak, gücümüzün bizi üstün kıldığını düşünmekten keyif alıyor ve ayrıcalıklı varoluşumuzun temelini sonsuz kudretimize dayandır­mayı seviyoruz. İyi de insanın alametifarikası ne olabilir?
456'ın 111. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
242
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
2s
İncil Nuh Tufanı;
Tanrı içinden şöyle dedi: 'İn­sanlar yüzünden yeryüzünü bir daha lanetlemeyeceğim.'" (Tekvin 8:20-21)
Sonunda, "Tanrı baktı, yeryüzünde insanın yaptığı kötülükleri gördü" ve "Yarattığım insanları, hayvanları, sürüngenleri, kuşları yeryüzünden silip atacağım," dedi, "Çünkü onları yarattığıma piş­man oldum" (Tekvin 6:7).
456'ın 103. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
281
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
2s
Peki ağaçtan daha fazla meyve, inekten daha çok süt; buluttan yağmur, böceklerden ekinlerinizden uzak durmalarını nasıl isteyeceksiniz? Tanrılar işte burada devreye girerdi; yağmur yağdırmaya, bereketi artırmaya ve onları koruma­ya söz verirlerdi, tabii insanlar karşılığını verdiği müddetçe. Tarım sözleşmesinin temelinde bu yatıyordu. Tanrılar tarlaların bereketini artırır ve korurlarken, insanlar da ürettiklerini tanrılarla paylaşırdı. Ekosistemin tamamı pahasına sadece iki tarafın çıkarlarını gözeten bir sözleşme...
456'ın 103. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
318
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
22s
Her gün milyonlarca insan akıllı telefonlarının hayatlarını biraz daha kontrol etmesine izin veriyor ve daha etkin antidepresanlara başlıyor.
456'ın 61. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
595
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
22s
Bizi mutlu edenin amacın kendisi değil de ona varırken yürüdü­ğümüz yol olduğunu düşünen kimileri, Everest'e tırmanmak tepesinde dur­maktan daha tatmin edicidir.
456'ın 49. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
587