Oğuzhan

@vayogivay
Üye
calendar_month Ağustos 2025 tarihinde katıldı
Alıntılar
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
kaçınılmaz son
Gelgelelim insanlar işlevsel konumlarını kaybettiğinde, biz de yaratılışın zirvesinde olmadığımızı fark edeceğiz. Kutsadığımız değerler bizi unutulmaya yüz tutmuş mamutların ve Çin nehir yu­nuslarının kaderine mahkum edecek. Geriye dönüp bakıldığında in­sanlık kozmik veri akışının içinde minik bir dalgalanmadan ibaret kalacak.
456'ın 413. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
1.247
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Ben? Kimiz biz?
Yaklaşık 37 trilyon hücreden meydana gelen bedenim, zihnimle beraber her gün sayısız değişim geçiriyor, doğru. Ancak eğer gerçekten kendimi bulmak is­ter ve tüm dikkatimi buna verirsem, kendi özümü meydana getiren, evrendeki tüm anlam ve otoritenin kaynağı olan tek, açık ve özgün sese derinlerde ulaşabilirim.
456'ın 303. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
1.313
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
kendini dinlemek ;
Kafanızdaki sesleri susturma ya da yükseltme yeteneği gelişti­rilmesi sayesinde özgür iradenizin zayıflamaktan çok güçleneceğini öne sürerek karşı çıkabilirsiniz. En kıymetli ve özgün isteklerinizin farkına varamama nedeniniz dış etmenler değil mi zaten? Dikkatini­zi toparlayan başlıklar ve benzer cihazlar sayesinde ailenizin, rahip­lerin, reklamcıların ve komşuların, kafanızda yankılanan seslerini susturabilir ve kendi isteklerinize odaklanabilirsiniz.
456'ın 302. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
1.337
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Nietzsche :)
Tanrı öldü, uzun sürense cenazeyi kaldırma süreci.
456'ın 281. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
1.199
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
acı gerçek
"Bir yerlere gelmek istiyorsan elini çamura bulaştıracaksın."
456'ın 267. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
1.230
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Hümanizm ;
Ortodoks inanç, her bireyin kendine özgü bir iç sesi ve asla tekrar edilemeyecek deneyimleri ol­duğuna inanır. Her insan dünyaya farklı açılardan yansıyan özgün bir ışık huzmesidir, her biri evrene renk, derinlik ve anlam kazandı­rır. Bu nedenle bireylere dünyayı deneyimleyebilmeleri adına olabil­diğince özgürlük tanımamız, iç seslerini dinlemelerine ve içlerindeki doğruyu paylaşmalarına izin vermemiz gerekir. Siyasette, ekonomi­de ya da sanatta bireylerin hür iradesi, devletin çıkarlarının ve dini dogmaların önünde olmalıdır. Bireysel özgürlükler dünyayı daha güzel, daha zengin ve daha anlamlı kılacaktır.
456'ın 260. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
1.202
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Bilgi = Deneyimler
İnsanların kendilerine güveni arttıkça etik bilgiye ulaşmak için yeni bir formül doğdu:
Bilgi = Deneyimler x Hassasiyetler. Artık herhangi etik bir soruya yanıt ararken içsel deneyimlerimize dönüyor ve bu deneyim­leri son derece dikkatle incelerken hassasiyetlerimizi de gözetiyoruz.
456'ın 250. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
1.136
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
İnanç ;
Eğer Tanrı'ya inanıyorsam sonuçta inanmak da benim seçimim. İçimdeki ben Tanrı'ya inanmam gerektiğini söylediği için inanıyo­rum. İnanıyorum çünkü Tanrı'nın varlığını hissediyorum ve kalbim bana Tanrı'nın orada olduğunu söylüyor. Eğer Tanrı'nın varlığını artık hissetmiyorsam kalbim bir anda Tanrı'nın olmadığını söyle­meye başlıyor ve inanmayı bırakıyorum. Her iki durumda da tek otorite hislerimdir. Tanrı'ya inandığımı söylediğimde bile aslında kendi iç sesime çok daha derinden güveniyor ve inanıyorumdur.
456'ın 246. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
1.099
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Din her şeyin ötesinde düzen ister. Sosyal bir yapı kurmayı ve bunu sürdürmeyi amaçlar. Bilimse her şeyden önce güç kazanmakla ilgilenir. Araştırmalarıyla hastalıkları iyileştirme, savaşlar kazanma ve besin yaratma gücü edinebilmeyi amaçlar.
456'ın 209. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
1.115
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Dinler kendi reklamlarını yaparken güzel değerleri öne çıkarma eğilimindedir. Oysa Tanrı genelde olgusal önermelerin satır arala­rında gizlidir. Katolik inancı kendisini evrensel sevgi ve şefkatin dini olarak pazarlar. Ne kadar da güzel! Buna kim karşı çıkabilir? Peki o zaman neden tüm insanlık Katolik değil? Çünkü satır aralarını oku­duğunuzda Katolikler, "hata yapması söz konusu olmayan Papa"ya sorgusuz sualsiz itaat bekler;
Haçlı Seferleri'ne katılıp kafirleri kazıklara bağlayıp yakmayı emrettiğinde bile.
456'ın 200. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
1.132
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Dünyayı şekillendirenler bir bakmışsınız bir anda yok olmuşlar. Akdeniz Havzası'nın bir zamanlar en kıymetli tanrı­ları olan Zeus ve Hera, bugün kimse onlara inanmadığı için artık tarihsel birer figürdür. İnsan ırkını topyekun ortadan kaldırabile­cek Sovyetler Birliği bir kalem dokunuşuyla sona ermiştir.
456'ın 154. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
1.151
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Bir kovan tek bir kelebekten çok daha güçlüdür ama bir arının bir kelebekten daha kutsal olduğu anlamına gelmez bu.
456'ın 148. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
1.102
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Devrim için kalabalıklar asla yetmez. Devrimler çoğu zaman büyük kitlelerle değil olayları ateşleyen küçük gruplarla başlar. Devrim için, "Kaç kişi bizi destekler?" diye değil, "Destekleyenler ne kadar etkin işbirliği yapabilir?" diye sormanız gerekir. Rus Dev­rimi 180 milyon köylü Çar'a karşı ayaklandığında değil, bir avuç komünist kendini doğru zamanda doğru yerde bulduğunda başla­mıştır. 1917'de 3 milyonluk Rus orta ve üst sınıfına karşılık Ko­münist Parti'nin yalnızca 23 bin üyesi vardı.20 Ancak komünistler iyi organize olarak dev Rus İmparatorluğu'nu ele geçirmeyi başar­dılar. Rusya'da otorite Çar'ın zayıf ellerinden Kerensky'nin geçici hükümetinin titreyen ellerine kayarken, komünistler tüm gücü el­lerine geçirdiler.
456'ın 142. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
1.026
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Geçtiğimiz 20 bin yılda insan türü, taş uçlu mızraklarla mamut avlamaktan uzay mekikleriyle Güneş Sistemi'ni keşfetmeye doğru attığı her adımı, maharetli elleri ve büyük beyinlerinin evrimi saye­sinde başarmadı (hatta beyinlerimiz eskiye oranla daha küçük). Dünyayı ele geçirmemizi sağlayan en can alıcı özellik, birçok insanı bir araya getirip birbirleriyle iletişim kurmalarını sağlayabilmekti. İnsan bir şempanzeden ya da kurttan bireysel olarak çok daha zeki olduğu ya da daha becerikli parmakları var diye değil, Homo sa­piens kalabalık gruplarla bile esnek işbirliği yapabilen tek tür ol­duğu için dünyaya hükmediyor.
456'ın 141. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
1.041
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Laboratuvar, umut ve ilaç.
yüz fare suyla dolu cam bir tüpe yerleştiriliyor. Fareler bitip tükenene dek tüpten çıkmaya çalışıyor ama başaramıyorlar. On beş dakika sonra çoğu umudunu yitiriyor ve çırpınmayı bırakıyor. Etraflarına kayıt­sız, cam tüpün içinde kalakalıyorlar. Ardından farklı yüz fare daha tüplere atılıp on dördüncü dakika­da, umutları tükenmeden hemen önce tüpten çıkarılıyor. Kurulanıp beslendikten ve biraz dinlendirildikten sonra tekrar tüplere atılıyor­lar. İkinci turda, pes etmeden önce çoğu fare yirmi dakika kadar çabalıyor. Neden altı dakika daha dayanıyorlar? Çünkü bir önceki turda kurtarılmış olmanın anısı beyinlerinde biyokimyasal salınım­ları tetikleyerek farelere umut veriyor ve çaresizlik hissini geciktiri­yor. Eğer bu biyokimyasalı diğerlerinden ayırt edebilirsek insanlar için antidepresan olarak kullanabiliriz. Ancak farelerin beyni her an sayısız kimyasal akışa ev sahipliği yaparken doğru kimyasal bileşeni nasıl ayırt edeceğiz? Buna cevap bulmak için deneye hiç katılmamış iki grup fareye, sonuca en yakın olduğunu düşündükleri iki ayrı kimyasal enjekte ediliyor ve fareler tekrar suya atılıyor. A kimyasalı almış fareler pes
etmeden önce sadece on beş dakika çırpınıyorsa A maddesi listeden çıkarılıyor. B kimyasalı enjekte edilmiş fareler yirmi dakika boyun­ca kendilerini paralıyorsa CEO ve hissedarlara köşeyi döndükleri müjdeleniyor.
456'ın 133. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
1.059
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Evrim teorisi basit ve net bir esasa, en uyumlu olanın hayatta kalması ilkesine dayanır. Oysa görelilik kuramı ve kuantum mekaniği bir şeyin yoktan var olabileceğini, zamanın ve uzayın bükülebileceğini ya da bir kedinin aynı anda hem hayatta hem de ölü olabileceğini savunur. Sağduyumuzla dalga geçmesine rağmen kimse masum ilkokul çocuklarını bu rezil fikir­lerden korumaya çalışmıyor. Neden? Görelilik Kuramı el üstünde tutulan inançlarımızın hiçbiriyle çe­lişmediği için kimseyi kızdırmıyor. Çoğu insan zaman ya da uzayın mutlak ya da göreceli olup olmadığıyla zerre ilgilenmiyor. Zamanı ve uzayı bükebileceğinizi düşünüyorsanız, buyurun tabii. Dilediği­niz gibi bükmeye çalışabilirsiniz, kime ne?
456'ın 113. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
1.089
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Güç
ABD'lilerin hayatı Afganlarınkinden daha değerli. Ortalama bir ABD'linin eğitimine, sağlığına ve güvenliğine bir Afga­nınkinden çok daha fazla para harcanıyor. Bir ABD vatandaşının öl­dürülmesi, uluslararası camiada bir Afganistan vatandaşınınkinden çok daha fazla önem taşır. Genel kanıya göre bu durum, jeopolitik güç dengesinin adaletsiz bir sonucu sadece. Afganistan'ın yumruğu masaya ABD'ninki kadar sert inmese de, Tora Bora Dağları'ndaki bir çocuğun hayatı, Beverly Hills'deki bir çocuğunki kadar kutsal­dır. Diğer yandan insan yavrularını buzağılardan üstün kabul etti­ğimizde, bunun ekolojik güç dengesinin bir sonucu olduğuna inan­mak istiyoruz. İnsan hayatının daha temelde bir yerde, daha üstün olduğuna gerçekten inanmak istiyoruz. Sapiens türünün mensupları olarak, gücümüzün bizi üstün kıldığını düşünmekten keyif alıyor ve ayrıcalıklı varoluşumuzun temelini sonsuz kudretimize dayandır­mayı seviyoruz. İyi de insanın alametifarikası ne olabilir?
456'ın 111. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
1.065
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
İncil Nuh Tufanı;
Tanrı içinden şöyle dedi: 'İn­sanlar yüzünden yeryüzünü bir daha lanetlemeyeceğim.'" (Tekvin 8:20-21)
Sonunda, "Tanrı baktı, yeryüzünde insanın yaptığı kötülükleri gördü" ve "Yarattığım insanları, hayvanları, sürüngenleri, kuşları yeryüzünden silip atacağım," dedi, "Çünkü onları yarattığıma piş­man oldum" (Tekvin 6:7).
456'ın 103. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
874
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Peki ağaçtan daha fazla meyve, inekten daha çok süt; buluttan yağmur, böceklerden ekinlerinizden uzak durmalarını nasıl isteyeceksiniz? Tanrılar işte burada devreye girerdi; yağmur yağdırmaya, bereketi artırmaya ve onları koruma­ya söz verirlerdi, tabii insanlar karşılığını verdiği müddetçe. Tarım sözleşmesinin temelinde bu yatıyordu. Tanrılar tarlaların bereketini artırır ve korurlarken, insanlar da ürettiklerini tanrılarla paylaşırdı. Ekosistemin tamamı pahasına sadece iki tarafın çıkarlarını gözeten bir sözleşme...
456'ın 103. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
852
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Her gün milyonlarca insan akıllı telefonlarının hayatlarını biraz daha kontrol etmesine izin veriyor ve daha etkin antidepresanlara başlıyor.
456'ın 61. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
826
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Bizi mutlu edenin amacın kendisi değil de ona varırken yürüdü­ğümüz yol olduğunu düşünen kimileri, Everest'e tırmanmak tepesinde dur­maktan daha tatmin edicidir.
456'ın 49. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
813
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
"Çünkü yaşamak ölmekten çok daha güzel"
456'ın 36. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
830
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Tarih boyunca dinler ve ideolojiler, yaşamın kendisine değer at­fetmediler. Onun yerine varoluştan üstün ve onun ötesinde oldu­ğunu iddia ettikleri şeyleri yücelttiler. Hatta bazıları alenen ölüm meleklerine düşkündü. Hıristiyanlık, İslamiyet ve Hinduizm varoluşumuzun anlamının ahiret hayatındaki yazgımıza dayandığı gö­rüşünde ısrar ederek, ölümü yaşamın olumlu ve hayati bir parçası olarak gördüler. İnsanlar tanrı istediği için ölürdü ve ölüm de anlam­larla dolu, doğaüstü, kutsal bir deneyim olarak kabul edilirdi. Kişi son nefesini vermek üzereyken rahipler, hahamlar ya da şamanlar çağırılrnalı, yaşamın terazisi dengelenmeli, kişinin evrendeki gerçek rolü benimsenmeliydi. Ölümün olmadığı bir dünyada Hıristiyanlık, İslamiyet ya da Hinduizm'i bir düşünün; cennet cehennem ve reen­karnasyonun da olmadığı bir dünyada ..
456'ın 33. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
840
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Başarı, hırsı ve açgözlülüğü beraberinde getirir; yeni başarıları­mız bizi daha cüretkar hedefler koymaya yönlendiriyor.
456'ın 32. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
827
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
İnsanlar nadiren ellerindekiyle yetinmeyi biliyor. İnsan aklı hemen hemen her zaman kanaat etmek yerine daha fazlasını arzuluyor. İn­sanlar hep daha iyinin, daha fazlanın ve daha lezzetlinin peşindeler. İnsan türü muazzam güçlere sahip artık
456'ın 32. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
821
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
20. yüzyıldaki gelişmelere rağmen insanlar kıtlık, salgın ve savaşlarla acı çekmeye devam ediyorsa bu­nun suçunu tanrıya ya da doğaya atamayız. Durumu iyileştirmek ve acı dolu olayları daha da azaltmak bizim elimizde.
456'ın 31. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
839
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
muazzam tespit
Terör büyük bir zücaciye dükkanını dağıtmaya niyetli bir sine­ğe benzer. Sinek güçsüzdür, tek başına bir fincanı bile hareket etti­remez. Bu yüzden kendine bir boğa bulur, kulağına girer ve vızıl­damaya başlar. Boğa korku ve öfkeyle çıldırıp dükkanı altüst eder. Geçtiğimiz on yılda Ortadoğu'nun başına gelen de bundan ibaret..
456'ın 30. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
834
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Anton Çehov'un meşhur sözündeki gibi ilk sahnede görü­nen silahın üçüncü sahnede patlaması kaçınılmazdır. Tarih boyun­ca kral ve imparatorlar yeni bir silah edindiklerinde, er ya da geç şeytana uyar ve o silahı kullanırlardı.
456'ın 29. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
833
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Sonuç olarak "barış" kelimesi yeni anlamlar kazandı. Geçmiş nesiller barışı savaşın geçici yokluğu olarak değerlendiriyordu. Biz­se bugün barışa savaşın mantıksızlığı olarak bakıyoruz.
456'ın 28. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
842
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
İnsanlar modern çağa dek hastalıklardan kötü havayı, şeytanları ve kızgın tanrıları sorumlu tuttu ve bakterilerle virüslerin varlığından asla şüphelenmedi. İnsanlar melek ve perilere inanmaya hazırdırlar ama minik bir pirenin ya da tek bir damla suyun katil avcılardan bir ordu oluşturabileceğine asla ihtimal vermezler.
456'ın 19. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
860
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
aç gözlülük.
2014 itibarıyla aşırı kilodan mustarip 2,1 milyara karşılık yetersiz besle­nen insan sayısı 850 milyon. İnsan türünün yarısının 2030 yılında aşırı kilolu olması bekleniyor. 2010'da kıtlık ve yetersiz beslenme yaklaşık bir milyon insanın canına mal olurken, veriler obezitenin tek başına üç milyon insanı öldürdüğünü gösteriyor.
456'ın 18. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
872
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Tarihte ilk defa çok yemekten ölen insan sayısı, gıdasızlıktan ölen insan sayısından daha fazla. Enfeksiyona bağlı ölümler azalırken yaşlılığa bağlı ölümler giderek artıyor; askerler, teröristler ve suçlular tarafından katledilenlerin toplamından faz­lası kendi canına kıyıyor. 21. yüzyılın başında ortalama bir insanın McDonald's menüleriyle tıkınmaktan ölme ihtimali kuraklık, Ebola virüsü ya da El-Kaide saldırısında hayatını kaybetme ihtimalinden çok daha yüksek.
456'ın 14. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
894
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
insanlığı hep üç temel sorun meşgul etmiş, kıtlık, salgın ve savaşlar listenin en başında yer almıştır. Nesiller boyunca çeşitli tanrılara, meleklere ve azizlere yakarmış, sayılamayacak kadar çok alet, kurum ve sosyal yapı icat etmiş olsa da insanlık yine de açlık, hastalık ve şiddet yü­zünden kitleler halinde ölmeye devam etmiştir. Birçok düşünür ve kahin de kıtlık, salgın ve savaşların tanrının muazzam planının ya da kusurlu tabiatımızın bir parçası olduğu ve kıyamete kadar bun­lardan kurtulamayacağımız sonucuna varmıştır.
456'ın 13. sayfasında
Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi
Yuval Noah Harari - Kolektif Kitap - 2023
916
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Herkes ektiğini biçer efendim. Yapmasaydık.
116'ın 92. sayfasında
Sakıncalı Piyade
Uğur Mumcu - um:ag Yayınları - 2023
1.552
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Mao Zedong
"Yüz çiçek açsın, bin fikir yarışsın..."
116'ın 47. sayfasında
Sakıncalı Piyade
Uğur Mumcu - um:ag Yayınları - 2023
721
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
"Bir kahvenin kırk yıllık hatırı vardır" derler ya, inanmayın sakın..
116'ın 44. sayfasında
Sakıncalı Piyade
Uğur Mumcu - um:ag Yayınları - 2023
698
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Trajikomedi :))
Bir gün güney illerimizin birinden Şeho Bildik adlı bir köylü yurttaşımızı getirip tutuklamışlardı. Şeho Bildik’in suçu devrimci öğrencilere yataklık etmekti. Mahkemeye çıkınca yargıç sormuş:
- Anayasa’yı ‘’tağyir, tebdil ve ilga ettin mi?
- Efendim?
- Oğlum yani savcı diyor ki, Anayasa'yı ‘’tağyir, tebdil ve ilga etmişsin, ne diyorsun?
- O dediğinizden hiç yapmadım komutanım…
- Yargıç dayanamayıp suçun niteliğini açıklamış.
-Oğlum Anayasa’yı ihlal ettin mi?
- Yanıt şöyle gelmiş:
- Efendim biz köylüyüz, Ne anlarız. Anayasa’dan İhlal edilmişse şehirliler etmiştir.
116'ın 25. sayfasında
Sakıncalı Piyade
Uğur Mumcu - um:ag Yayınları - 2023
633
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Ülkemizdeki hukuk;
Küçüklüğümde aklım mahkeme kararlarına takılırdı. Savcı, hukukçu, yargıç hukukçu, avukat hukukçu... Nasıl olur da aynı konuyu ayrı ayrı görürlerdi? Kendim hukukçu olunca bunun yanıtını aşağı yukarı saptayabildim. Fakat böylesine yine de ak­lım ermiyor. Savcının ölüm cezası istediği bir sanığı yargıç be­raat ettiriyor. Suç, siyasal nitelikte ise, nedir bunun kökeninde yatan hukuk mantığı? Bu soruyu sordunuz mu, hep yanlış yanıt alırsınız. Çünkü, bu bir hukuk sorunu değildir. Soru yanlış sorulmuştur. Bu gibi sorunların temelinde siyasal gerçekler yatıyor. Bunun da kökeninde sınıfsal nedenler...
Öyleyse olağanüstü dönemlerin yargısal kararlarını, salt hu­kukun biçimsel kurallarıyla ölçüp tartamazsınız. Çünkü terazi­nin bir kefesinde siyasal nedenler yerleşmiştir. Ağırlıklar değiş­miş, ölçüler değişmiştir.
116'ın 24. sayfasında
Sakıncalı Piyade
Uğur Mumcu - um:ag Yayınları - 2023
627
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Ülkemizdeki hukuk
Küçüklüğümde aklım mahkeme kararlarına takılırdı. Savcı, hukukçu, yargıç hukukçu, avukat hukukçu... Nasıl olur da aynı konuyu ayrı ayrı görürlerdi? Kendim hukukçu olunca bunun yanıtını aşağı yukarı saptayabildim. Fakat böylesine yine de ak­lım ermiyor. Savcının ölüm cezası istediği bir sanığı yargıç be­raat ettiriyor. Suç, siyasal nitelikte ise, nedir bunun kökeninde yatan hukuk mantığı? Bu soruyu sordunuz mu, hep yanlış yanıt alırsınız. Çünkü, bu bir hukuk sorunu değildir. Soru yanlış sorulmuştur. Bu gibi sorunların temelinde siyasal gerçekler yatıyor. Bunun da kökeninde sınıfsal nedenler...
Öyleyse olağanüstü dönemlerin yargısal kararlarını, salt hu­kukun biçimsel kurallarıyla ölçüp tartamazsınız. Çünkü terazi­nin bir kefesinde siyasal nedenler yerleşmiştir. Ağırlıklar değiş­miş, ölçüler değişmiştir.
116'ın 24. sayfasında
Sakıncalı Piyade
Uğur Mumcu - um:ag Yayınları - 2023
628
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
şuan ihtiyacımız olan;
Önce Demirel hükümeti­nin sorumluları yargılanmalı, yolsuzluk dosyalarına el konmalı, siyasal suç sanıkları mahkemelere çıkarılmalı, sonra da kurula­cak bir "Devrim Partisi" eliyle, başta toprak ve vergi reformları olmak üzere, köklü reformlar yapılmalı, ABD ile imzalanan ikili anlaşmalar kaldırılmalı, yabancı şirketler millileştirilmeli...
116'ın 18. sayfasında
Sakıncalı Piyade
Uğur Mumcu - um:ag Yayınları - 2023
638
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Kararı okuyunca ne göreyim? Bunca suçun yanında "ko­münist düzenin getirilmesinde bayrağın soldan sağa sallanaca­ğını belirtmektedir" gerekçesiyle de mahkum olmaz mıyım? Kararı okurken, yüksek sesle türkü söylemeye başladım: "Soldan sağa, sağdan sola, salla bayrağı düşman üstüne." Ve "Bayraklı sınıf tahakkümünü" kurmaya, orada da devam ettim, yani cezaevi hücresinde.. Tahakküm kurulacaksa, bayraklısından olsun, hem soldan sağa, hem sağdan sola...
116'ın 9. sayfasında
Sakıncalı Piyade
Uğur Mumcu - um:ag Yayınları - 2023
634
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa
"Kemal Paşa girmiş bir Eylül günü İzmir'e. Yerle bir olmuş İstanbul Paşaları. Sonra tarih yazmış: Vahdettin haindir.. Damat Ferit satılıktır... Paşalar uşaktır... Ve halk unutur mu Kemal Pa­şa'sını! Söyledi türküsünü: Askerinle bin yaşa, Mustafa Kemal Paşa, salla bayrağı düşman üstüne, soldan sağa salla bayrağı düşman üstüne... "
116'ın 8. sayfasında
Sakıncalı Piyade
Uğur Mumcu - um:ag Yayınları - 2023
2.390
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Uğur Mumcu sen harika bir detaysın :)
Suç da büyüktü. Bir halk türküsünü yazıda anarak, komünist-lik yapılmıştı. Kaçırır mıydı bunu, koskoca savcı?
"Soldan sağa salla bayrağı düşman üstüne..." işte dehşetengiz yazı bu. Savcı, uzun araştırmalardan sonra bu sözde komünizm propagandası olduğunu saptayıp, imzayı basmıştı. Evet yakalamıştı komünisti. Hem de kıskıvrak! Savcı, ciddi ciddi kürsüde bu türküyü okuyor. Beni bir gül­mek aldı ki, sormayın.
Savcı, esas hakkındaki mütalaasının bu bölümünü okurken, ben de içimden bu Kars türküsünün melodisini mırıldanıyor­dum:
"Nan nan-nan-nam nan-nan nan-nam. Salla bayrağı düş­man üstüne."
Savcının bu öldürücü darbesi karşısında ne yapmak gere­kirdi? Gidip, bu Kars türküsünün plağını alıp, duruşmada bunu çalayım mı?
"işte sayın yargıçlar, bu bir halk türküsüdür."
116'ın 7. sayfasında
Sakıncalı Piyade
Uğur Mumcu - um:ag Yayınları - 2023
623
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
"Sağı, solu belli olmaz."
Bu söz, ne yapacağı belli olmayan kişiler içindir. Türk siya­sal yaşamında bu söz çok geçerlidir. Adama bakarsınız, solcu mu solcu, ilerici mi ilerici, ama bir tehlike gördü mü, haydi, öbür tarafa. Hani nerede bu adamın sağı, nerede solu? Kıssa­dan hisse: Görünüşe aldırmayacaksınız ve aldanmayacaksınız!
116'ın 6. sayfasında
Sakıncalı Piyade
Uğur Mumcu - um:ag Yayınları - 2023
498
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
radikal İslamcı katliamı
2 temmuz 1993'teki Madımak Oteli yangınında otuz yedi kişi yaşamını kaybetti..
440'ın 425. sayfasında
Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor
Soner Yalçın - Doğan Kitap - 2014
591
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Victor Hugo'nun bir sözü vardır:
"İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır."
440'ın 319. sayfasında
Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor
Soner Yalçın - Doğan Kitap - 2014
601
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Kimse de çıkıp, "Eğer dini eğitim bir ülkeyi yaşatsaydı, Osmanlı hala büyük imparatorluk olarak kalırdı!" demez ki.
Dogmatizmin olduğu yerde sanayileşme, gelişme olur mu?
Dogmatizmin olduğu yerde soru, şüphe olur mu?
Kuşku duymazsanız her gösterilene, anlatılana inanırsınız..
Kullanılırsınız...
440'ın 188. sayfasında
Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor
Soner Yalçın - Doğan Kitap - 2014
606
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Biliyorsunuz, Türkiye'deki dinci gruplar ve bunların medyası yıllardır Atatürk'ün ölümüyle ilgili hep bir yalanı dile getirirler:
Atatürk'ü içki öldürdü!
Doğru olmadığını söylersiniz...
Resmi belgeleri gösterirsiniz...
Yok hayır, dinlemezler.
Papağan gibi tekrar ederler: Atatürk çok içki içtiği için öldü.
Dayanamayıp sorarsınız: Nereden biliyorsunuz?
Hemen yanıtlarlar: Siroz hastası değil miydi?
Açıklarsınız, sirozun alkolden kaynaklandığı bir şehir efsanesidir.
İnanmazlar.
Peki dersiniz, Mehmet Akif neden öldü biliyor musunuz?
Çık çıkarmazlar. Kem küm ederler.
Sirozdan dersiniz. İnanmazlar. Öyle ya sirozun içki içmekten kaynaklandığını sanıyorlar ya! Eh Mehmet Akif içmediğine göre nasıl sirozdan ölebilir?
Cahil oldukların için dalga da geçersiniz: Belki gençliğinde çok içtiğinden dolayı olabilir mi?
Ne yazık ki son yıllarda sürekli böylesi absürd meseleleri tartışıp durmuyor muyuz?
"Bursa Orhangazi'de iki ay önce grip belirtileri gösteren iki yaşındaki Furkan'ın siroz olduğu anlaşıldı. Küçük Furkan babasından alınacak karaciğerle hayatta tutulacak."
Yani Atatürk içkiden değil sirozdan öldü.
Dinci medyanın "üfürükçü" haberlerini uzatmayalım.
440'ın 183. sayfasında
Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor
Soner Yalçın - Doğan Kitap - 2014
608
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Cahil Dinciler
Türkiye'deki temel mesele okuma alışkanlığının olmamasıdır.
Herkes kulaktan duyduğu bilgilerle Müslümanlığını yaşamaktadır.
Kimse evinin duvarında asılı duran Kuranıkerim'i alıp okumamıştır.
440'ın 181. sayfasında
Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor
Soner Yalçın - Doğan Kitap - 2014
607
Oğuzhan
@vayogivay
Alıntı
1a
Nazım Hikmet de Atatürk'e mektup yazmıştı.
Bakın ne demişti:
Cumhurreisi Atatürk'ün Yüksek Katına,
Türk ordusunu "isyana teşvik" ettiğim iddiasıyla "on beş yıl ağır hapis" cezası giydim. Şimdi de Türk donanmasını "isyana teşvik etmekle" suçlanıyorum.
Türk inkılabına ve senin adına and içerim ki suçsuzum.
Askeri, isyana teşvik etmedim.
Kör değilim ve senin yaptığın her ileri dev hamleyi anlayabilen bir kafam, yurdumu seven bir yüreğim var.
Askeri, isyana teşvik etmedim.
Yurdumun ve inkılapçı senin karşında alnım açıktır.
Yüksek askeri makamlar, devlet ve adalet, küçük bürokrat ve gizli rejim düşmanlarınca aldatılıyorlar.
Askeri, isyana teşvik etmedim.
Deli, serseri, mürteci, satılmış; inkılap ve yurt haini değilim ki, bunu bir an olsun düşünebileyim.
Askeri, isyana teşvik etmedim.
Senin eserine ve sana, aziz olan Türk dilinin inanmış bir şairiyim. Sırtıma yüklenen ve yükletilecek hapis yıllarını taşıyabilecek kadar sabırlı olabilirdim. Büyük işlerinin arasında seni bir Türk şairinin felaketi ile alakalandırmak istemezdim.
Bağışla beni. Seni bir an kendimle meşgul ettimse, alnıma vurulmak istenen bu "inkılap askerini isyana teşvik" damgasının ancak senin ellerinle silinebileceğine inandığımdandır.
Başvurabileceğim en inkılapçı baş sensin.
Kemalizm ve senden adalet istiyorum.
Türk inkılabına ve senin başına and içerim ki, suçsuzum.

Bu mektup Atatürk'e ulaşamadı.
Atatürk ağır hastaydı.
440'ın 139. sayfasında
Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor
Soner Yalçın - Doğan Kitap - 2014
618