Yani kimse artık “pencereyi aç da toprak kokusu gelsin” demiyordu. Yüzlerinde tuhaf, her şeyi kanıksamış, anonim bir mutsuzlukla yürüyen bir kalabalığın doldurduğu Ankara Garı’nın elinden kavuşanların sevinci, ayrılanların hüznü alınalı yıllar olmuş (...)