Aşkı Anlatan Adam
O, aşkı en güzel cümlelerle bilmeden anlatıyordu. Ama hiç âşık olmamıştı. O ise kalbinin ilk kez bu kadar hızlı attığını hissediyordu. Ve bunun adını koymaya cesareti yoktu. 22 yaşında idealist bi...
7. Bölüm

7. Bölüm Tehdit...

4 Okuyucu
1 Beğeni
0 Yorum
... Fatih Hoca'dan...

Çıkması zor olan bir yolda çabalamak insan için yorucu olmaktan başka bir şey ifade etmez. Zor olan hayatın içine bazı çıkmaz yolları koyan Rabbimiz imtihan eder. Olayları bazen öyle karmaşık görmemizi sağlar ki çözüldüğünde duruma ayak uyduramayız. Tek bir şey ister, Tevekkül. işte burada da biz insanlar çoğu kez sınıfta kalırız.

Hayatımda hep zorluk yaşayan biri olarak yıkılması kolay biri olmamıştım. Duygularımı hep ikinci plana atar sadece yararıma olacak şeyler için çabalardım. Daha önce hissetmediğim duygular vardı. Babam öldüğün de acıyı hissetmiştim. Üniversiteyi kazandığım da mutluluğu hissetmiştim. Fakat aşk, işte burada sınıfta kalıyordum. Özellikle imkansız olması beni daha çok çıkmaza sürüklüyordu.

Birde mesaj olayı vardı. Daha adam akıllı duygularımdan emin değilken bana bilmediğim ama yakınımda olan birinden mesaj gelmişti. O mesaj ise sabahlamamı sağlamıştı. Kimdi? Neden kendini gizliyordu? En önemlisi de Miraya zarar verir miydi? İşte bu soru benim içimi kemirmeye başlamıştı. Miray öğrencimdi. Ondan uzak durmam imkânsızdı. Üstelik de burada olduğumuz sürece imkanı yoktu. Anlamıyordum.

Fakat soracaktım. Eğer bir daha mesaj atarsa soracaktım. Korkum sadece ona zarar gelmesi yönündendi. Kendimi gram düşünmüyordum. Zamana yaymak şuan en iyisiydi. Derin nefes alıp kendime bu kadar yeter! demiştim. Gözlerim kapansa da uyumam beni daha sersem yapacaktı bunu biliyordum. Banyoya girdim soğuk suyu yüzümle buluşturmuştum. Odama girdim.

Baran hala uyuyordu. Üzerime siyah kot pantolon, beyaz spor ayakkabı, krem sweatshirt giymiştim. Siyah montumu da üzerime geçirmiştim. Telefonumu elime alıp çıkmıştım.



Daha saat sekiz olduğu için kimse kalkmamıştı. Bu da iç huzurumu bulmam için kendime vakit ayırmamda bir fırsattı. Fakat ne olursa olsun içim hafiflemiyordu. Yerimde durmaktan ziyade kamp alanını turlamaya başlamıştım. Aklım da kalbim de karmakarışıktı. Bir derin denizde boşa kulaç atmak gibi bir şeydi. Derine gidiyordum ama kurtulamıyordum.



Düşüncelerim adeta bir ip gibi beynime dolanıyordu. O ipin düğümünü çözmek ise nasıl olurdu bilmiyordum. Mirayların kulübesinin önünde ayaklarım durmuştu. Acaba uyanmış mıydı? Cebimden telefonu çıkarmıştım. Bir yanım hayır derken öbür yanım ise ara diyordu. İkinci yanımı dinleyip isminin üzerine basmıştım.



Çaldı... Çaldı... Ve açılmıştı. Sesi ve nefesi uykudan yeni uyandığını bana haber veriyordu.

" Günaydın, kapının önündeyim gelir misin? "

" Günaydın hocam, geliyorum "

Kaç saniye, kaç dakika geçmişti bilmiyordum. Tek bildiğim onu beklerken içimde garip bir heyecan olmasıydı. Olmamalıydı. Özellikle o mesajdan sonra olmaması gerekiyordu. Kulübenin kapısı açılmıştı. Güzelim, kapıyı kapatıp yanıma gelmişti. Gözlerimin içine bakıyordu.



Etrafa kısa bir göz gezdirip elini göz altlarımda gezdirmişti. Ellerini çekmişti. Sanki anlatmam için bekliyordu. Sustum. Çünki anlatırsam korkardı. Endişe duyardı, bunu ona yapamazdım.

" Neden uyumadınız hocam? "

" Boşver miray, biraz ormana turlayalım mı millet uyanmadan geliriz. "



Kafasını sallamıştı. Beraber ormana doğru yol almıştık. Yolumuzu kaybetmeyecek kadar uzaklaştığımızda bir ağacın dibine oturmuştum. Oda yanıma oturmuştu.

" Ee miray sor bakalım bir şeyler maksat zaman geçsin "

Ağzından laf almak için bunu yapmam gerekiyordu. Bir belalısı var mı öğrenmem tahmin yapmam da etkili olabilirdi.



Miray biraz düşündükten sonra lafa girmişti.

" Hocam aile durumunuz nasıl? yani kimlerle yaşıyorsunuz. "

" Annem ve abim başka kimse yok babamı kaybettik. Durumumuz iyi çok şükür, abim şirket yönetiyor bende öğretmenim kısmetse mezun olacağım bu sene biliyorsun sonra kpss var ondan sonra meslek hayatıma atılacağım, senin hedeflerin neler? "



"Abim şirketinde bir iş ayarlacak Mezun olunca yanına gireceğim, normalde avukat olmak istiyordum, fakat artık her şey boş girmeyeceğim sınava"

Bu kız her gün beni sinir etmeyi başarıyordu. Bu konuyu daha geçen onunla konuşmuştum. Bir kulağından girip birinden çıkıyordu.

" Ben seninle ne konuştum miray? "

" Hocam direniyorum zaten ama okumak hayaller falan boş işte "

" Bak güzelim, şirkette çalışmak kötü bir şey değil ama hayalin varken ona tutunmazsan ileride keşke dersin daha yaşın çok küçük bazı şeyleri anlamıyor olabilirsin ama inan bana meslek sahibi olup bileğine altın bilezik taktığında farkı göreceksin. "

" Düşüneceğim hocam teşekkür ederim "



Önemli değil anlamında başımı sallamıştım. Gülümsemiştim. Kolumda olan saatime bakıp ayaklanmıştım. Saatin dokuz olmasına az kalmıştı. Miray da kalktığında yürümeye başladık.

" Ee peki varmı böyle eski sevgilin falan yani daha önce sevgilin oldu mu? "

" Olmadı, beni seven de olmadı varsa bile bilmiyorum. Sizin? "



Cevabımı almıştım. İyi de kimdi bu o zaman? Benden cevap bekleyen güzele döndüm.

" Aşka vakit kalmadı miray, sevgilimde yok hiç de olmadı "



Sadece kafasını sallamıştı. Kamp alanına gelmiştik. Bahçede kimse yoktu. Büyük ihtimalle daha çıkmamışlardı. Miray izin isteyip kulübeye gittiğinde bende boş bir yere çökmüştüm. Telefonumun titremesiyle cebimde olan telefonu çıkarmıştım. Esra arıyordu. Derin nefes alıp açmıştım.

" Merhaba hocam, açmayacaksınız diye biraz üzülmüştüm. Fakat açtığınıza göre konuşabiliriz. Nasılsınız hocam

" İyiyim esra hocam siz nasılsınız "

" Bende iyiyim, bak ne diyeceğim müsaitseniz yanınıza gelebilir miyim? kahvaltıya kadar konuşuruz. "

" Gerek yok hocam, iyi günler"



Telefonu kapatmıştım.



Bu kadın sülük gibi yapışmıştı. Hayır normal konuşmak istese konuşurdum fakat niyeti başkaydı. Telefonu cebime koyup odama girmiştim. Baran gülümsemişti.

" Günaydın, ne ara kalktın? "

" Günaydın, Erken uyandım bugün pek uyku tutmadı sen ne zaman kalktın? "

" Kalkmadım kaldırıldım. Süleyman hoca kahvaltıdan sonra çuval yarışı yapılacak diye haber vermeye geldi. Tabi sen yoktun tek başıma uğraştım adamla. "



" Kusura bakma, neyse gel kahvaltıya gidelim. "

" Giyineyim de gidelim. "



Baran eline giyeceği eşyaları alıp banyoya girmişti. Bende koltuğa oturup onu beklemeye başlamıştım. Baran yanıma geldiğin de bende ayaklanmıştım. Cebimde olan telefonum titrediğin de cebimden telefonu çıkarmıştım. Kayıtlı olmayan numaradan bir mesaj daha gelmişti. Duraksamıştım



Kalbim hızlanmaya başlamıştı. Baran bana dönmüştü.

" İyi misin? "

Kafamı salladım. Bir şey belli etmek istemiyordum.

" İyiyim merak etme sen geç ben geliyorum, lavobaya gitmem lazım"

Baran kafasını sallayıp odadan çıkmıştı. Mesajı açıp okumaya başlamıştım.



" Ben sana uzak dur diyorum sen dibinde bitiyorsun, o zaman benden günah gider emre hocam! Bana bak! Eğer seni Miray'ın yakınında bir daha görürsem mesajla uyarmam tüm okula sizi ifşalarım. Şimdi akıllı bir insansın söyle bana sence ben okulda sizi ifşalasam kim daha çok yanar:) "



" Kimsin sen! "

" Eğer akıllanmazsan ecelin olacağım, bak ben Miray'ı bir şekilde aklarım ama senin için aynı şeyi söyleyemem mesleğine başlamadan bitirmiş olursun iyi düşün, hee manyaklık yapıp beni okulda araştırma okuldan değilim ama size çok yakınım ve ben her şeyi görürüm, unutma mirayı hayatından sil başka kişiye yürü "



" Öyle bir şey aramızda yok! "

" Ben de salağım ya yedim bunu! neyse ne, çok vaktimi alma uzak dur benim olan kişiden yoksa acımam canını yakarım. "



...



...DEVAM EDECEK...



Arkadaşlar merhaba, bu aralar yoğun olduğum için fazla yazamadığımı size üzülerek bildiriyorum. İnşallah haftaya daha uzun bölümle karşınızda olacağım. Sağlıkla kalın.



...İyi okumalarrr!!!...

Yorum Yapın
Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Yorumlar