Cengiz Aytmatov’un birbirinden güzel üç hikayesinin yer aldığı kitap; aslında insan, mekan ve hafıza arasında birbirini sürekli besleyen ilişkinin göz önüne serilmesi bakımından büyük önem taşıyor. Aytmatov, Asker Çocuğu isimli hikayesinde tıpkı çocuk kahramanların olduğu diğer hikayelerindeki gibi, çocuğa uçsuz bucaksız bir hayal dünyası vermiştir. Yazarın bu hikayesinde yetim bir çocuğun babaya duyduğu hasret okuyucuya öyle kuvvetli hissettirilmiştir ki, kısacık bir hikayede bunu başarmak elbette Aytmatov’un ustalığını bir kez daha ispatlamaktadır. Beyaz Yağmur hikayesinde aşkın tertemiz halini, Yıldırım Sesli Manasçı’da ise ölümsüz olanın fikir olduğunu anlatan Aytmatov, şu sözlerle Kırgız kahramanını bir Manas anlatıcısına dönüştürür: *Bu dünyada insanlar doğar ve ölür. (…) Ama dünyada, insan hafızası zamana meydan okur. İnsanın kendi hayatı, göz açıp kapatıncaya kadar geçen zaman kadar kısadır. Ölümsüz olan düşüncedir, fikirdir. Ve bu fikirler insandan insana geçer. Ölümsüz olan Manas’tır*
Yıldırım Sesli Manasçı Asker Çocuğu Beyaz Yağmur- Cengiz AYTMATOV Türü: Öykü Sayfa Sayısı: 60 Sayfa Yayınevi: Ötüken Yayınevi
Yorum : Kitap Cengiz AYTMATOV ' un olgunluk döneminde yazdığı 3 hikayeden oluşuyor.
Ilk öykü ' Yıldırım Sesli Manasçı ' Kırgız kabileleri arasındaki savaşları ve Manas Destanının anlatıcısı olmak isteyen bir çocuğun hikâyesi. Öykünün başında ve sonunda olayları kuşların gözünden betimleyen yerlere kurken özellikle dikkat etmenizi öneririm.
Ikinci öykü 'Asker Çocuğu ' küçük bir çocuğun bana özlemini anlatıyor. Hiç görmediği babasının bir yanlış anlama sonucu izledikleri filmdeki aktör olduğunu zanneden çocuğun kısa ama etkili hikâyesi bu.
Üçüncü öykü ' Beyaz Yağmur ' ise bir aşk hikayesi. Saadet ile Kasımcan devletin yeni tarım politikası ile ekilmeyen toprakları ekmeye başlayan Kırgızlardan iki kişidir. Birbirlerine aşık olurlar ve evlenmeye karar verirler. Ama onlar mutlu olmak için hayatlarını birleştirirken Saadet' in annesinin yalnız kalma korkusu vardır. Bu korku aşılabilir mi ekseninde yaşananları anlatmış.
3 öyküde de Kırgızların kültürü, gündelik hayatı ve yaşadığı olaylar var. Nazi yerleri anlamakta biraz güçlük gelsemde zevkle ve istekle okudum. Kısa zamanda da bitirdim. Uzun ve hacimli kitaplardan korkup okuma işini aksatan dostlar için birebir bu kitap aslında . Onun dışında da herkes okumalı bana göre