Innsmouth’un Üzerindeki Gölge, modern insanın çöküşünün, çürümesinin ve yozlaşmasının ilkel ve yabani geçmişimizle ilişkisini gösteren, gotik köklere sadık bir yolculuk, dönüşüm ve cinnet öyküsü. Lovecraft’ın 1930’ların başında kaleme aldığı ve sağlığında bir kitap halinde yayımlanan tek eseri olan Innsmouth’un Üzerindeki Gölge, genç ve isimsiz bir kahramanın kadim ve bilinmeyen bir dehşetle yüzleşmesinin öyküsünü anlatıyor. Innsmouth’un tuhaf görünümlü insanlarının geçmişine indikçe, tekinsiz bir uygarlığın tüyler ürpertici efsaneleri şehrin sokaklarına sızıyor, insanların gölgelerine yansıyor. Kadim varlıklara kurban edilen, karada başlayıp denizin dibinde biten yaşamların öyküsü, bu uğursuz kasabadan kaçmaya çalışan kahramanımızın sürükleyici macerasıyla sona erse de Derinlerde Yaşayanlar ve Eskiler’in dehşeti hüküm sürmeye devam ediyor.
"Bu gezegen gerçekten de insanoğlunun şimdiye kadar sadece ateşli bir fantezi ve bir efsane olarak bildiklerini, insan gözünün gerçekten gördüğü ete kemiğe bürünmüş yaratıklara dönüştürebilir miydi?"
Yine harika bir kitap bitirdim. Dürüst olmak adına Lovecraft'ın hikayeleri -azıcık- aynı tadı veriyor. Yolculuk, korkunç bir tarih, doğaüstü kadim yaratıklar, gizemli mesajlar, bunlara tapan insan güruhu...
Plot aynı olmasa da kitabın genel yapısı, ilerleyişi bence hemen hemen aynı. Tabii ki bu kadim yaratıklar değişiyor, karakter profilleri değişiyor ama kişilikleri bana farklı gelmedi hiçbir kitapta. Sanki farklı karakterler yaratmamış da kendisini protagonist olarak merkeze alıp fantastik düşlerini yazıya geçirmiş.
Bu tabii ki yazarın kalitesini azaltmıyor çünkü subjektif bir eleştiri, hatta salt çıkarım. En beğendiğim hikayeler arasında ikinci oldu Innsmouth gizemi.