Dar sokklarda koşturan çocuktum bende Büyümek istemedim hiç.. Şehir, Babamın heybesinde taze somun kokusu her lokma mutluluktan bir parça saadetten bir yudumdu ayıptı zeytini bir kerede yemek en az iki kere katıktı ekmeğe yeşilin bilmedik hiç zeytin siyahtı:gözleri gibi sahi, annen seni de sever miydi hüzünlü türkülerle ‘’ah zalim felek’’der miydi saçlarını okşarken Gözlerini saklarmıydı ağlarken? Yarpuz kokarmıydı mesela Elleri merhemet miydi?
✍️İsmet Özel'in Bir Yusuf Masalı'na , Salih Uçak'ın Hüsn-i Yusuf 'u âdeta bir nazire yanısıra Sezai Karakoç' a bir selâm duruş olarak alımladım bu şiirleri...