Ezanı işittiğimiz için, onun değiştirilmesine tepki gösteriyoruz.. Ama aynı değişiklik Kuranı Kerim'de olduğunda, sesimiz bile çıkmıyor: çünkü haberimiz bile olmuyor.! Türkiye'de her alanda olduğu gibi, manevi dünya da okunmuyor, sadece dinleniliyordu; işin özünde bütün mesele buydu. Bu nedenle ezanın Türkçe okunmasına karşı çıkanların, Kuranı Kerim'in Latin alfabesiyle Türkçe yazılmasından haberi bile yoktu. Prof. Yaşar Nuri Öztürk'ün dediği gibi; Kuranı Kerim bizim evlerimizde sadece beyaz işlemeli örtü içinde duvarda asılı duruyor. Türkiye'de Müslümanların çoğu, okumadığı için, her duyduğuna inanmayı hala sürdürüyor. İsminin başına "hacı" ya da "hoca" sıfatı koyan herkes büyük saygı görüyor. "Halife"dir diye yere göğe sığdırılamayan Osmanlı padişahlarından bir kişi bile Mekke'ye gidip "hacı" olmadı. Her "sakalı uzun cüppeli"nin söylediği doğru kabul ediliyor! Kimse dinin özüyle ilgili değil, hep göstermelik..