Ankara Üniversitesi nde Turizm Rehberliği eğitimi aldı. Ardından Profesyonel Tur Operatörlüğü alanında uzmanlaştı ve Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi ni onur belgesiyle tamamladı. Uzun yıllar İngilizce öğretmenliği yaptıktan sonra, kurgusal alana duyduğu ilgiyi yazarlığa taşıdı.
Bugün 17. yaş günün. Annem, "Ağlamamayı öğreneceksin." demişti. Nedense ondan geriye bana kalan tek anı bu. Ve bugün, ağlamaya en çok ihtiyaç duyduğum gün.
Yatağının tam karşısında devasa bir ayna duruyordu. Tabii aynadan ziyade, duvara yapıştırılmış küçük bir göle benziyordu. Ayağa kalktı, zorla sürüklediği bacakları yüzünden yavaşça aynaya doğru ilerledi. Kendi yansımasını bir su birikintisinde izliyor gibiydi. Parmağını uzattı ve dokunduğu anda aynada minik halkalar oluşmaya başladı. Parmağı gerçekten ıslanmıştı.
Yatağının tam karşısında devasa bir ayna duruyordu. Tabii aynadan ziyade, duvara yapıştırılmış küçük bir göle benziyordu. Ayağa kalktı, zorla sürüklediği bacakları yüzünden yavaşça aynaya doğru ilerledi. Kendi yansımasını bir su birikintisinde izliyor gibiydi. Parmağını uzattı ve dokunduğu anda aynada minik halkalar oluşmaya başladı. Parmağı gerçekten ıslanmıştı.
Kandan Gelenler, sanki masal dinliyormuşçasına kendilerini kaptırdıkları ses kesildiğinde kendilerine gelmeleri birkaç saniye sürdü. Aysu da kızlarla göz göze geldiğinde hepsi taş kesilmişti. O gece yine kâbus gördü. Bu defa karanlıktan gelen ses sürekli aynı şeyi tekrarlıyordu: "İnsan olmaktan uzak ama bir o kadar insan bırakıldılar."
Kandan Gelenler, sanki masal dinliyormuşçasına kendilerini kaptırdıkları ses kesildiğinde kendilerine gelmeleri birkaç saniye sürdü. Aysu da kızlarla göz göze geldiğinde hepsi taş kesilmişti. O gece yine kâbus gördü. Bu defa karanlıktan gelen ses sürekli aynı şeyi tekrarlıyordu: "İnsan olmaktan uzak ama bir o kadar insan bırakıldılar."
Gözlerini açtığında ayak ucunda birinin dikildiğini gördü. Aniden dengesini kaybetti ve kafasının üzerine, arka üstü düştü. Karşısında dikilen adam gülümseyerek elini uzattı. "Gerçekten çok heyecanlı bir tipsin, değil mi?" Aysuda uzanan eli tuttu. Deniz, bir hamlede onu çekerek ayağa kaldırdı.
Gözlerini açtığında ayak ucunda birinin dikildiğini gördü. Aniden dengesini kaybetti ve kafasının üzerine, arka üstü düştü. Karşısında dikilen adam gülümseyerek elini uzattı. "Gerçekten çok heyecanlı bir tipsin, değil mi?" Aysuda uzanan eli tuttu. Deniz, bir hamlede onu çekerek ayağa kaldırdı.
Yüz hatları oldukça gerilmişti. Boynundan göğsüne uzanan damarları kol kol olmuştu. Sırtını ve tek ayağını duvara yaslamış, yere bakıyordu. Yüzüne bile bakmadan, "Biriyle öpüşeceksen ayık olmayı dene." dedi. Aysuda aniden ayağa fırladı ve tabii ki her şey tekrar dönmeye başladı. "Ben inan ki onu öpmek istemedim. Sadece hareket edemiyordum." Suç işlemiş bir çocuk gibi başını öne eğdi.
Milyonlarca yıl önce açılmaması gereken Pandora'nın kutusu açıldı, tüm dünyaya kaos ve karmaşaya sebep olacak duygular yayıldı, Pandora kapağı kapatmayı başardığında kutunun içinde tek bir duygu kaldı: Umut
Sizlere ilk kitabı olmasına rağmen kurguladığı fantastik evren ve sempatik karakterleriyle okurlarına güzel bir okuma deneyimi yaşatan Dilarwen'den ve kitabı Pandora'dan bahsedeceğim bugün. Olay örgüsü ve karakterleriyle severek okuduğum bir kitap oldu benim için. Bazı yerlerde gözüme çarpan anlatım bozuklukları ve karakter derinlikleri ile ilgili olumsuz detayları kalemini daha yetkin hale getirebilmesi için yazarımıza ilettim. Saygı çerçevesi içinde yapıcı eleştirilere oldukça açık kendisi ♥️
Konusundan kısaca bahsetmek gerekirse, 18. yaş gününe az bir süre kalmış ana karakterimiz Aysuda, çok sevdiği babasıyla yaşamaktadır. Annesi onu küçük yaşta terketmiş olsa da babası hala annesine derinden sevgiyle bağlıdır. Yeni yaşının yaklaştığı günlerde babasına bir telefon gelir, Aysuda'nin gerçekleri öğrenme zamanı gelmiştir. Yıllardır kendisinden saklanan bu gerçekler büyülü bir dünyanın kapılarını aralayacaktır. Peki milyonlarca yıl önce açılmış olan Pandora'nın kutusu Aysuda'nın yaşamını nasil etkileyecektir?
Kitapta aşk, dostluklar, fantastik ve mitolojik bir evren, aile bağları gibi duygular güzel işlenmişti. Severek okudum. Benim için 7/10'luk bir kitaptı.Eğer mitolojik fantastik kurgu seviyorsanız bu kitaba bir şans verebilirsiniz.
İşte sizler için bu kitaptan seçtiğim birkaç alıntı:
"İster büyü ister gerçek olsun, karşıdan gelecek olan şey sevgiydi. Senin sevgin gerçekse sevgi duyduğun kişinin yanında olmak bile yetmez miydi? Sevgiye karşılık beklemek de neyin nesiydi?"
"Sanırım Tanrılar, insanlığın kaderini yine insanların seçimlerine bırakmışlar."
"Aslında dünya, Tanrılar icin kurulmuş bir tiyatro sahnesi gibiydi. İnsanlar ise sahnedeki kuklalardan ibaretti."