






Duygusuz biri olduğumu söyledi. Soğuk bir kayayla yaşıyormuş gibi hissediyormuş.

Vurduğu her çekiç, demirle birlikte zihninin en girift köşelerindeki düşünceleri de dövüp biçimlendirirdi. Ancak bir süre sonra yorgunluk yüreğini bir mengeneyle sıkar, bilekleri kaskatı kesilir, kor demiri suya batırdığında çıkan tıslama, göğsünden fışkıran öfkeye dönüşürdü.








